Başlıklar
Image
Duyurular, Forum

31. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü Kurası

devami için sayfa 960

Duyurular, Forum

2010-TUS İlkbahar Dönemi

devami için sayfa 958

Duyurular, Forum

Sağlık Bakanlığından Aşı Uyarısı

devami için sayfa 954

Çocuk Hastalıkları

Aşı

devami için sayfa 952

Image

31. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü Kurası

Kategoriler: Duyurular, Forum | Yorumlar (0)

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa, 05/07/2005 tarihli ve 25866 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5371 sayılı Kanun ile eklenen ek maddeler uyarınca, 05/07/2005 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren; yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazanan ve Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü internet sitesi http://personel.saglik.gov.tr deismi ilan edilen personelin atama işlemleri için mazeret durumundan atama başvuruları kabul edilenler de dâhil olmak üzere 26 Şubat 2010 Cuma günü aşağıdaki temel bilgiler ve takvim çerçevesinde kura çekilecektir.
A-GENEL BİLGİLER:
1-Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamındaki adayların atamaları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yapılacaktır.
2-Devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmakta olan personel, mazeret ve zorunlu haller dışında başka yere atanamayacaktır.
3-Ataması yapılan veya göreve başlayan Devlet hizmeti yükümlülerinin atanma şartlarını haiz olmadıklarının sonradan anlaşılması halinde haklarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu veya 4924 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uygulanacaktır.
4-a)4924 sayılı Kanunun 7’nci maddesi hükmünce sonradan sözleşmeli statüye geçen adaylar, iki ay önceden yazılı ihbarda bulunmak şartıyla sözleşmelerini tek taraflı olarak feshedebilirler.
b)Sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yükümlülüklerini yerine getiren personelden sözleşmesi feshedilenler yükümlülüklerinin geri kalan kısmını Devlet memuru olarak tamamlarlar.
c)Devlet memuru olarak çalışmakta iken 4924 sayılı Kanun çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçenler, sözleşmelerinin bitiminde istekleri halinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerine göre (Devlet hizmet yükümlülüğü süresini bitirdikten sonra) çalıştığı il emrindeki Bakanlığa ait boş Devlet memurluğu kadrolarına atanabilirler.
5-Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamındaki personel, bu görevlerini tamamlamadan ayrılmaları halinde mesleklerini icra edemezler. Ancak, Devlet hizmeti yükümlüsü olarak çalışanlara; talepleri halinde, bu süre içerisinde mesleklerini serbest icra edebilmelerini teminen “Devlet Hizmeti Yükümlüsü” şerhi düşülmek kaydıyla belge verilebilecektir.
6-Devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlayanlar, talepleri halinde sürelerle ilgili sınırlamalara tabi olmaksızın ilgili mevzuata göre kurum içi veya kurumlar arası naklen veya açıktan atamaya hak kazanırlar.
7-Devlet hizmeti yükümlüsü olarak yerleştirilen veya göreve başlayanlar, mevzuatta belirlenen haller ve mazeretler haricinde, yükümlülükleri bitmeden aynı unvanda/branşta başka kuralara katılamazlar.
8-4924 sayılı Kanuna göre sözleşmeli olarak Devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlayanların nakil talepleri anılan Kanun ve buna dayalı çıkmış olan mevzuat çerçevesinde değerlendirilecektir.
9-657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olarak Devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlayanların nakil talepleri, Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde hizmet puanları esas alınarak gerçekleştirilecektir.
10-3359 sayılı Kanunun Ek 6’ncı maddesinde yer alan zorunlu haller nedeniyle yapılacak nakiller, Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 21, 24 ve 28’inci maddelerinde belirtilen esas ve usullere göre yürütülecektir.
11-Bakanlıkça tescil edilmiş olan diploma, tıpta uzmanlık belgesi ve yan dal uzmanlık belgeleri, yükümlülere Devlet hizmeti yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden sonra teslim edilecektir.
12-a) Devlet hizmeti yükümlülüğü süresinin hesabında fiilen çalışma esas olup, hafta sonu ve resmi tatil günleri fiili çalışmadan sayılacak; yıllık, mazeret ve hastalık izinli geçirilen günler ise yükümlülük süresine ilave edilecektir.
b)Belge ile ispatı mümkün zorunlu sebepler olmaksızın süresi içinde göreve başlamayanlar ile başladıktan sonra ayrılanların görev yapmadıkları gün sayısı Devlet hizmeti yükümlülük süresine ilave edilir. devamı için sayfa 960

Bu yazı toplamda 65, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Dr. Emrah Aydın @ 06.03.2010

2010-TUS İlkbahar Dönemi

Kategoriler: Duyurular, Forum | Yorumlar (0)

Tıpta uzmanlık eğitimi görmek üzere Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerine, üniversitelerin tıp fakültelerine ve Gülhane Askeri Tıp Fakültesine alınacak adaylar için “2010-Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) İlkbahar Dönemi”, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından, 17 – 18 Nisan 2010 tarihlerinde Ankara’da yapılacaktır.

2010-TUS İlkbahar Dönemine başvuru süresi 15 – 24 Şubat 2010tarihleri arasındadır.

Bu sınava başvurma, sınavın uygulanması ve değerlendirilmesi ile yerleştirme işlemlerine ilişkin bilgiler, 2010-TUS İlkbahar Dönemi Kılavuzu’nda (TUS Kılavuzu) yer alacaktır. Başvurular elektronik ortamda alınacaktır. Kılavuz dağıtımı yapılmayacaktır.

Sınava başvuracak adaylar, 15 Şubat 2010 tarihinden itibaren,  Kılavuz ile başvuru merkezleri adres bilgilerine ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabilirler.

Tıp fakültesi mezunları, tıp dışı meslek mensupları ve sınav tarihine kadar stajyerliğini tamamlamış teğmen, üsteğmen veya yüzbaşı rütbesindeki askeri sağlık personelinin yanı sıra, tıp fakültesi mezunu yabancı uyruklu adaylar da bu sınava başvurabilirler.

2010-TUS İlkbahar Dönemi ile ilgili ayrıntılı bilgi sınav kılavuzunda verilmektedir. Sınava başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekmektedir.

2010-TUS İlkbahar Dönemi adaylarına duyurulur.

Kılavuza ulaşmak için tıklayınız.

Bu yazı toplamda 39, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Dr. Emrah Aydın @ 28.02.2010

Sağlık Bakanlığından Aşı Uyarısı

Kategoriler: Duyurular, Forum | Yorumlar (0)

Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, dünyada her yıl ‘Aşı ile korunabilir’ hastalıklardan 1 milyon 700 bin çocuğun hayatını kaybettiğine dikkat çekildi. Bakanlıkça yürütülen ‘Genişletilmiş Bağışıklama Programı’ kapsamında, bebek ve çocuklarda görülen, difteri, boğmaca, tetanoz, verem, kızamık, çocuk felci, hemofilus influenza tip b (hib), kızamıkçık, kabakulak ve hepatit B hastalıklarına bağlı sakatlık ve ölümlerin ortadan kaldırılmasının hedeflendiği ifade edilen açıklamada, çocuklarda boğmaca, tetanoz ve kızamık hastalıklarının yol açtığı ölümlerin önemli bölümünün yaşamın ilk yıllarında gerçekleştiği belirtildi. Yenidoğan her bebeğin bir yaşına ulaşmadan önce aşı takvimine uygun olarak bağışıklanmasının, ‘aşı ile korunabilir’ hastalıkların zararlarının en aza inmesini sağladığını vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: devamı için sayfa 954

Bu yazı toplamda 46, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

Dr. Emrah Aydın @ 23.02.2010

Aşı

Kategoriler: Çocuk Hastalıkları | Yorumlar (0)

Bağışıklık nedir

Sağlıklı bir vücut; karşılaştığı hastalık etkenleriyle ve yabancı maddelerle çoğunlukla biz farkında olmadan başeder. Mikroplarla başedemediğimiz durumlarda da “hasta” oluruz.

Vücudumuzun içinde bağışıklık sistemi adı verilen bir savunma mekanizması vardır. Bağışıklık sistemi insanları “mikrop” diye tanımlanan, enfeksiyona yol açabilen virus, bakteri, mantar ve parazit gibi mikrororganizmaların zarar verici etkilerine karşı korur. Bağışıklık sisteminin görevi öncelikle mikropların vücuda girmelerini engellemek veya girer ise vücuda girdikleri yerde yutmak, yayılmalarını engellemek ya da geciktirmektir.

Vücut, kendisine yabancı mikropların yapısını tanımladıktan sonra bu yapıları etkisiz hale getirebilecek savunma cisimcikleri oluşturur. Bu savunma cisimciklerine de antikor denir. devamı için sayfa 952

Bu yazı toplamda 41, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Dr. Emrah Aydın @ 23.02.2010

Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği Yargıda

Kategoriler: Duyurular, Forum | Yorumlar (0)

Türk Tabipleri Birliği, ülkemizin ihtiyacı olan yetkin tıp uzmanlarının yetişmesi, bunun için, özerk, bilimsel bir tıpta uzmanlık eğitimi ortamının sağlanması ve eğitimin niteliğinin arttırılması için çalışmalar yapmaktadır. Bu amaçla görüşlerini başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili bütün kurumlara iletmektedir. 2008 yılı Temmuz ayından itibaren Tıpta Uzmanlık Eğitimi Yönetmelik Taslağını görüşen Tıpta Uzmanlık Kurulu’na da katılarak tıpta uzmanlık eğitiminin niteliğini garantiye alacak bir düzenlemenin hayata geçmesi için yoğun çaba harcamıştır. Ancak Sağlık Bakanlığı, katılıma izin vermeyen bir tutumla bu alandaki bilgi ve deneyimin tıpta uzmanlık eğitimi ortamına aktarılmasına büyük ölçüde engel olmuştur.

18 Temmuz 2009 tarihinde Yayınlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği, TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu tarafından düzenlenen ve Tıpta Uzmanlı Derneklerinin katıldığı toplantılarda değerlendirilmiştir. Bu toplantılarda; Yönetmeliğin tıpta uzmanlık eğitimini olumsuz etkileyecek pek çok unsuru içerdiği konusunda görüş birliğine varılmıştır. Ortaklaşılan görüşler ışığında Danıştay’da iptal davası açılmıştır.

Dava dilekçesinde özetle;

Türk Tabipleri Birliği, ülkemizin ihtiyacı olan yetkin tıp uzmanlarının yetişmesi, bunun için, özerk, bilimsel bir tıpta uzmanlık eğitimi ortamının sağlanması ve eğitimin niteliğinin arttırılması için çalışmalar yapmaktadır. Bu amaçla uzun yıllardır sürdürülen çalışmalar yapmakta, görüşlerini başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili bütün kurumlara iletmektedir. 2008 yılı Temmuz ayından itibaren Tıpta Uzmanlık Eğitimi Yönetmelik Taslağını görüşen Tıpta Uzmanlık Kurulu’na da katılarak tıpta uzmanlık eğitiminin niteliğini garantiye alacak bir düzenlemenin hayata geçmesi için yoğun çaba harcamıştır. Ancak Sağlık Bakanlığı, katılıma izin vermeyen bir tutumla bu alandaki bilgi ve deneyimin tıpta uzmanlık eğitimi ortamına aktarılmasına büyük ölçüde engel olmuştur.

18 Temmuz 2009 tarihinde Yayınlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği, TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu tarafından düzenlenen ve Tıpta Uzmanlı Derneklerinin katıldığı toplantılarda değerlendirilmiştir. Bu toplantılarda; Yönetmeliğin tıpta uzmanlık eğitimini olumsuz etkileyecek pek çok unsuru içerdiği konusunda görüş birliğine varılmıştır. Ortaklaşılan görüşler ışığında Danıştay’da iptal davası açılmıştır. devamı için sayfa 947

Bu yazı toplamda 482, bugün ise 5 kez görüntülenmiş

Dr. Emrah Aydın @ 26.09.2009

İLK YARDIM

Kategoriler: İlk Yardım | Yorumlar (0)

İLK YARDIM NEDİR?

 

  • Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamadır.

ACİL TEDAVİ NEDİR?

 

  • Hasta ve yaralılara acil tedavi ünitelerinde doktor ve sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi müdahaledir.

İlkyardımcı kimdir?

  • İlkyardım tanımında belirtilen amaç doğrultuda hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan eğitim almış kişi ya da kişilerdir.

İlkyardımın temel amaçları

 

  • Hasta / yaralının durumunun kötüleşmesini önlemek
  • Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak
  • İyileşmeyi kolaylaştırmak.
  • Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak

İlkyardımcının müdahale ile ilgili yapması gerekenler nelerdir?

 

  • Hasta/yaralıların durumunu değerlendirmek (ABC) ve öncelikli müdahale edilecekleri belirlemek,
  • Hasta/yaralıların korku ve endişelerini gidermek,
  • Hasta/yaralılara müdahalede yardımcı olacak kişileri organize etmek,
  • Hasta/yaralının durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel olanakları ile gerekli müdahalelerde bulunmak,
  • Kırıklara yerinde müdahale etmek, 
  • Hasta/yaralıyı sıcak tutmak,
  • Hasta/yaralının yarasını görmesine izin vermemek,
  • Hasta/yaralıları hareket ettirmeden müdahale yapmak,
  • Hasta/yaralıların en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevkini sağlamak (112),
  • Ancak, hasta/yaralının hayati tehlikede olmadığı sürece ağır yaralı bir kişi asla yerinden kıpırdatılmamalıdır.

  devamı için sayfa 944

Bu yazı toplamda 295, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

Dr. Emrah Aydın @ 26.09.2009