VAJİNİSMUS

Vajinismus nedir?
Vajinismus (veya Vaginismus) son yıllarda artık kesin olarak tedavi edilebilmektedir… Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye “vajen (vajina)” adı verilmektedir.

Vajinismus ise; cinsel birleşme sırasında kadının vajen kaslarını (özellikle de “Pubococcygeus (PC) kaslarını”, istemsiz bir şekilde kasması sonucunda cinsel birleşmenin olmaması veya çok zor olması durumudur.

Aslında bu durum tüm dünyada kadın doğumcular ve psikiyatrlarca sıkça karşılaşılan bir sorundur.

Vajinismus hastalarında, kasılmaların sadece vajinal girişde değil, aynı anda vücudun başka bölgelerindeki kaslarda (karın, bel, sırt, bacak gibi) da görülmesi sonucunda vucutta yaygın olarak kas ağrıları görülebilmektedir .

Bu kasılmaların özelliği tamamen kadının kontrolünün dışında olmasıdır. Vajinanın girişindeki kaslar yanısıra tüm vücutta bu kasılmalar; endişe, korku ve adeta bir “panik atak benzeri bir durum” yaratır. Sonunda kadın ilişkiyi reddederek bacaklarını sıkıca kapatır ve eşini iter.

Ayrıca; Pc kasında istemsiz kasılma şeklinde kendini gösteren bu vajinal refleks -sadece cinsel ilişki esnasında değil- kadının jinekolojik muayenesi sırasında, tampon kullanımı durumunda ya da parmağın vajene sokulması gibi vajene herhangi bir girişim içeren her türlü durumda da tetiklenebilir.

Vajinusmus durumunda vajene herhangi bir şeyin girmesi mümkün değildir ve her türlü girişim çabası son derece rahatsızlık verici veya imkansızdır.

Cinsel birleşme neden mümkün olmuyor?

Cinsel ilişki; çok sayıda koşullu tepkiyi içeren bir aktivitedir. Eşinizle her şeyin çok iyi bir uyum içinde olduğu durumlarda, vücudunuz otomatik pilota bağlanmış gibi davranabilir ve çok keyifli yaşantılar edinebilirsiniz. Ancak çiftler ilk beraberliklerinde bu uyum ve doyumu yakalayamayabilirler; çünkü bu uyum öğrenilebilen bir özelliktir. Sinir ve kas sistemi bu uyumu öğrenecek ve ilgili davranışlarda da kolayca hatırlayacaktır.

Normalde ilk birkaç cinsel deneyimden sonra cinsel ilişki çok daha tatminkar ve keyifli olmaktadır. Vücut ve zihin penis girişine izin verir ve cinsel ilişkiyi olumlu bir beklenti olarak öğrenir. Bu sağlıklı mesajların sonunda cinsel ilişkiye yönelik davranımlar da cinsel heyecanlanmaya neden olur.

Vajinismus problemi olan kadınlarda, vücut ve zihin asla cinsel ilişkiye yönelik ortak ve pozitif bir deneyime sahip değildir. Bu kadınlardaki olumsuz cinsel mesajlar çok çeşitlidir ve bu mesajlar vajen kaslarının (“PC kasının”) istemsiz refleks bir tepki gibi kasılması için tetikleyicidir.

(Alttaki resim- A) Normal anatomik duruş hali B) Vajinismusta görülen Pubokoksigeus(PC) kasının kasılmasını göstermektedir.)

Böylece; cinsel ilişki imkansız hale gelir ve her türlü vajen girişimi ağrılıdır. İşte bu ağrı, vajen kasının hafızasına yerleşerek her türlü girişimde kasılmasına neden olmakta ve olayı ağrılı ya da imkansız hale getirmektedir.

Ayrıca, her türlü ağrılı girişim de bu hafızanın güçlenmesine neden olmaktadır. Bu durum oluştuğunda da, her ne kadar kadın “eşimle cinsel ilişkiyi istiyorum” dese de, her denenen ilişkide erkek “kendini bir duvara çarpmış”, kadın da “kendi bedeni üstünde kontrolü tamamen kaybetmiş” gibi hissetmektedir.

Vajinanın kadında dört önemli görevi vardır:
- İlişkinin gerçekleştiği kanal
- Doğumun gerçekleştiği kanal
- Adet kanalının geçtiği kanal
- İdrar kanalının geçtiği kanal

Vajina, diğer organlarımız gibi kendine göre fonksiyonları olan sıradan bir organ, bir geçiş bölgesidir aslında. Vajina çevresindeki güçlü PC kası ise hem üreme sisteminin hem de üriner (işeme) sistemin çalışmasında bir anahtar rol oynar.

Vajınısmus probleminde cinsel ilişki sırasında PC kası, bilinçli bir düşünce olmaksızın istemsiz olarak çalışarak vajen girişini kapatmaktadır. Böylece de ilişki başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.

Başarılı bir vajinismus tedavisinde; bu kasların yeniden çalıştırılması ve kasılmaların ortadan kaldırılması hedeflenir. Tedavideki temel unsura bir yerde “kas belleğinin yeniden oluşturulması” da diyebiliriz.


Vajinusmusun nedenleri nelerdir?

Vajinusmusun en sık nedenleri psikolojik kaygılardır.

Genellikle vajinismusa neden olarak geçmişte yaşanmış kötü cinsel tecrübe ya da bilinç altına kazınmış gereksiz korkular vardır.

Psikolojik nedenler arasında çocukluktan kalma korkular, aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama, katı ahlak kuralları ve tabular, suçluluk, ayıp, günah gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi, cinsellik ve ilk cinsel deneyim konusunda yerleşmiş yanlış bilgi ve ön yargılar, bilinç altında penisin vücuda girişine karşı bir korkunun olması gibi psikolojik nedenler vardır.

Özellikle bizim gibi toplumlarda genç kızlara küçüklüklerinden beri öğretilen “kızlık zarının çok değerli ve korunması gereken bir yapı olduğu” düşünceleri ile bu konuda takınılan katı tutumlara maruz kalan kadınlar risk altındadırlar.

Ayrıca çocukluk döneminde yaşanan kötü tecrübe ve anılar da (taciz veya tecavüzler, ev içi şiddet, katı ebeveyn tutumları) de vajinismusa yol açabilir.

Daha önce hiç vajinismus problemi olmayanlarda yaşanmış kötü tecrübeler sonucunda (doğum, düşük, kürtaj, hoyratça yapılan bir jinekolojik muayenesi gibi) da vajinismus gelişebilir.

Bazan de çiftlerin cinsellikle ilgili bilgi eksiklikleri, ilk ilişki ile ilgili yanlış inanış ve önyargılar da beraberinde korku ve paniği getirerek vajinismusa yol açabilir.

Yine bazen, önceden tedavi olmuş olan kişilerde nüksler (problemin tekrarlaması) de oluşabilir.

Daha önce belirtildiği üzere çoğu zaman derinlerde(bilinçaltında) cinselliğe ve cinsel ilişkiye yönelik kaygı-korkular yatmaktadır ve PC kaslarının kasılması, kadını bu korktuğu durumdan koruyan bir savunma sistemi gibi gibidir.

Bilinç altındaki gereksiz korkuları yenmek için kadının ve erkeğin rahatlatılması, gevşemesi, heyecan ve korkuları yatıştıracak ruhsal bir ortam oluşturulması için uygun psikolojik destek sağlanmalıdır.

Bazı kadınlarda bu yukarıda sayılan nedenlerin hiçbirisi de olmayabilir. (Nedeni bilinmeyen veya belirlenemeyen vajinusmus)

Neyse ki, vajinismus sorununu çözmek için altında yatan neden veya nedenleri bulmak şart değildir. Önemli olan “kas hafızasının yeniden oluşturulmasını” başarmaktır.

Vaginismus için riskli altındaki bireyler kimlerdir?

Özellikle çocuksu, aileye bağımlı ve ruhsal organizasyonunu sağlıklı bir biçimde tamamlamamış kadınlar risk grubunu oluşturur. Bu gruptan özellikle yüksek sosyo-ekonomik düzeye sahip kişilerde vaginismus probleminin ortaya çıkma olasılığı da artmaktadır. (Örneğin; bizim kliniğimizde tedavi gören vajinismus hastalarımızın yaklaşık %90′ı lise veya üniversite mezunudur.)

Çocukluk çağından kalma korkuları yaşayan bireylerde bu rahatsızlığın oluşması kolaylaşır. Korkular, en çok kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme, parçalanma korkularıdır. Biz bu tür yanlış inanışlara “cinsel mit” adı vermekteyiz. Kişilerin bilinç altına yazılan bu tür yanlış ve abartılı düşünceler ileriki dönemlerde vajunusmus için bir zemin hazırlar.

İyi kız olma sendromu: Ailesi tarafından cinsel bilgiden tamamen yoksun bırakılan, hatta cinselliğin aile tarafından kötülendiği, kızlık zarının ise korunması gereken çok önemli bir bölge olduğu gibi mesajlar verilerek yetiştirilen genç kızların ilerleyen yaşamlarında vajinismus, cinsel isteksizlik, cinsel soğukluk, cinsel tiksinti ve orgazm olamama (anorgazmi) problemleri ortaya çıkmaktadır. Biz bu şekilde çevrelerinden ve ailelerinden terbiye alarak yetiştirilen kızlarda gelişen bu probleme “iyi kız olma sendromu” diyoruz ve durum Türk toplumunda oldukça yaygındır. Bu problemi taşıyan kadınlarda cinsel ilişki adeta yalnızca eş için gereklidir, yani cinsellik kendisinin zevk alacağı bir işlevden çok “eşini mutlu edecek bir görev” olarak algılanmaktadır. Ayrıca bu kadınlar kendi özel hayatlarında da son derece disiplinli, titiz ve mükemmeliyetçi kişilik yapısındadırlar.

Aile yapısı; baskın ve disiplinli baba, pasif anne modeline sahip çocuklar da ileride vajinismus açısından risk altındadırlar.

Ayrıca kişide gebe kalma korkularının olması, kişinin çevresinde cinsel bakışın tutucu ve katı dini kurallara bağlı olması da diğer risk faktörleridir.

Erkeğin ya da kadının genital organlarının anatomik yapısındaki değişiklikler vaginismusa neden olur mu?

Bu konuyla ilgili bireylerin yanlış ön yargıları ve oluşturulmuş geçersiz tabuları bu durumu tetikleyebilir. Vaginismus, genital organların anatomik yapısından ilişkisiz bir şekilde ortaya çıkar.

“Benim vajinam çok küçük (veya çok dar) bu yüzden ilişkiye giremiyorum” diye bir kavram genelde yoktur, çünkü vajina oldukça esnek bir yapıdır ve doğumda bir çocuğun 10 cm’lik başını çıkaracak kadar genişleyebilir. Bu kadınların hiçbir yapısal anormallikleri olmamasına karşın böyle düşünmeleri de doğaldır.

İlaveten, vajinismus gibi ağrılı ilişkiye neden olan Vulvar Vestibulitis, PID gibi başka hastalıklar vardır. Dolayısıyla, ağrılı cinsel ilişkinin nedeninin vajinismus mu ya da diğer nedenler mi olduğu -tedaviye başlamadan önce yapılacak bir jinekolojik muayene ile- çok iyi tanımlanmalıdır. Böylece en uygun tedavi yaklaşımı seçilecektir.

Vaginismus gebeliğe engel midir?

Vaginismus yalnızca cinsel birleşmeye engeldir. Vajen ağzına dökülen spermlerin yüzme kabiliyeti sonucunda gebelik oluşabilir. Ancak bu durumda gebelik şansı normale göre oldukça azdır.

Vajınusmus tedavi edilemezse de tedaviyle çocuk sahibi olunabilir mi?

Bu teorik olarak aşılama (IUI, inseminasyon) tedavisi ile mümkün olmakla birlikte gereksiz bir işlemdir. Çünkü vajinismus iradeli ve uygun şekilde tedavilere devam edildiği takdirde tedavisi %100 mümkün olan bir durumdur.

Ayrıca evlilikteki tek amaç gebe kalıp çocuk doğurmak değildir. Aile birliğin güzel bir şekilde devamı için sağlıklı bir cinsel paylaşımın önemi büyüktür.

Vajünismus türleri nelerdir?

Primer Vajinismus: Bir kez bile olsun cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.

Sekonder Vajinismus: Önceden sağlıklı şekilde ilişki mümkün iken yaşanmış bir cinsel veya genital travma sonrası (olaylı bir doğum, düşük, kürtaj, hoyratça yapılan bir jinekolojik muayene, taciz veya tecavüze maruz kalma gibi) gelişen vajinismus durumudur.

Aparoni: Bir takım fiziksel nedenlerden dolayı, bireyin cinsel ilişkiye girememesidir. Vajinismus da bir tür aparonidır.

Disparoni: Cinsel ilişki sırasında “ağrı hissetmek”dir. Bazen sekonder vajinismusun altında yatan neden de bu olabilmektedir. Ancak eger ağrılı cinsel ilişkiniz varsa her zaman neden vajinismus olmayabilir.

Vulvar Vestibulitis Sendrom: Kızlık zarının alt kısmında aşırı derece duyarlılık oluşu sonucunda vajinismus, disparoni ve anorgazmi (orgazm olamama) gibi şikayetlerin ortaya çıkması ile ilgili bir sendromdur. Kesin teşhis hastanın ifadesindeki ilişkinin ağrılı oluşu veya hiç olmaması sonrasında, yapılan bir jinekolojik muayenede bu bölgenin dokunmakla hassaslığı ve kızarık oluşu ile kolaylıkla konulabilmektedir. Kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Tedavide ise basit bir cerrahi operasyon ile bu bölgenin çıkarılması problemi tamamen ortadan kaldırabilir.

Cinsel soğukluk ile vajinusmus arasında ne fark vardır?

Cinsel soğuklukta da ayıp ve günah duygusunun öneminin olmasına karşın, temel sorun cinsel ilişkiden zevk almamak biçiminde kendini gösterir. Oysa ki vaginismusta başlangıçta cinsel ilişkiye girmede isteksizlik yoktur, ancak ilişki sırasında zarar görme duygusu ön plandadır.

Vaginismusdan şikayetçi olan bir kadında; cinsel arzu ve vajende ıslanma mevcuttur, ancak istense de ilişki başarılamaz.

Vaginismuslu kadınların çoğu hiçbir zaman ilişkiye girememiştir, yani halen bakiredir. Bununla birlikte bazı kadınlarda da daha önce cinsel ilişki başarılmışken sonradan olan bir ilişkiye girememe durumu söz konusu olabilir.

Bu yazı toplamda 8089, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


Yorumunuz