DİALİZ
->
Böbrekler daha öncede bahsettiğimiz üzere vücudumuzdaki artık ürünleri idrar halinde vücuttan uzaklaştıran organlarımızdır. Bu kıymetli organlarımız herhangi bir şekilde hasara uğraması halinde fonksiyonlarını yerine getiremez duruma gelirse, yabancı maddeleri vücudumuzdan çıkartabilmek için başka yollara gereksinim duyarız. Bunun için en sık kullandığımız yol ise dializdir. Özellikle kronik böbrek yetmezliğinin uzun dönem tedavisinde kullanılabilir. Periton dializi ve hemodializ olmak üzere iki türü vardır. Hemodializ ilk olarak 1944 yılında uygulanmaya başlanan özel bir zar ile hastanın kanının zehirli maddelerden mekanik olarak temizlenmesidir. Bu işlemin gerçekleşebilmesi için kan akımının yeterli seviyede olması gerekmektedir. Bunun içinde bir atar damar ve bir toplar damar arasında artiovenöz fistül denen yapay bir oluşum yapılır. Hemodializ hastanın hastalığının şiddetine ve hastanın ihtiyacına göre haftada 2-3 gün ve günde 4-6 saat yapılır. Periton dializi ise 1923’den beri var olan ancak günümüzde kullanım sıklığı giderek artan ikinci dializ türüdür. Periton karında bulunan organları çeviren zara verilen addır. Hemodializ de kullanılan zar yerine vücutta doğal olarak bulunan bu zar kullanılır. Periton dializinde teknik olarak dikkat isteyen üç durum vardır. Bunlardan birincisi karın içine yerleştirilmiş bir kateter, ikincisi uygun dializ sıvısı ve üçüncüsü ise bu ikisi arasında ki bağlantı sistemidir.
Hemodializin öncelikle tercih edildiği durumlar kan albümin değerinin düşük olması, karın bölgesinde ki fıtıklar, obezite, karın içi problemler ve karın bölgesinde yeni yapılmış cerrahidir. Hemodializ de en sık görülen akut problemler ise hipotansiyon, kalp ritim problemleri, kramp, bulantı, baş ağrısı, ateş, hava kabarcıklarının damara geçerek tıkanıklık yapması, kan elektrolit dengesinin bozulması, hipertansiyon, bilinçte bulanma ve beyin ödemidir. Kronik problemler ise damar sertliğini hızlandırır, hepatit B ve hepatit C enfeksiyon riskini arttırır, cinsel sağlık problemlerine yol açar, kısırlığa yol açabilir, depresyona sebep olabilir.
Periton dializinin öncelikle tercih edildiği durumların başında ise kişinin hemodializ için uygun bir aday olmaması gelir. Çök genç ve çok yaşlı hastalar, kalp damar hastalıkları, damar yolu problemleri olanlar, kan sulandırıcı verilemeyenler ve diabete bağlı böbrek rahatsızlığı olanlar da periton dializi için adaydırlar. Bu kişilerde en sık karşılaşılan prooblem ise enfeksiyonlardır, özellikle de karın iç zarının enfeksiyonu: peritonit. Kateter tıkanması, kan şekerinin ve kolesterolünün yükselmesi, obezite, damar sertliği ve fıtıklar diğer önde gelen problemlerdir.
Bu yazı toplamda 825, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

01 12, 2012 at 15:36
It’s a pleasure to find such rationality in an answer. Welcome to the dbetae.