PREMATÜRİTE

Prematürite gebelik süresinin son adet tarihine göre 32 haftanın altında kalmasıdır. Hem aile hem de çocuk için ciddi sorun ve riskler taşıyan bir durumdur. Gebelik esnasında anne karnındaki bebeğin besin ve oksijen ihtiyacının teminini engelleyen durumlar, çoğul gebelikler, kan hastalıkları, plasenta ile ilgili problemler, annenin gebelik öncesinde veya sonrasında sahip olduğu kalp ve böbreği etkileyen kronik hastalıklar, gebelik esnasında geçirilen enfeksiyonlar, uyuşturucu madde kullanımı, sık doğum yapma, zarların erken açılması ve gebelikte kullanılan kimi ilaçlar bebeğin beklenen zamandan önce doğmasına neden olur. Bu durum ile karşılaşıldığında ilk yapılmaya çalışılan doğumun mümkün olabildiğince geciktirilmeye çalışılmasıdır. Doğumun kaçınılmaz hale geldiği noktada ise artık tüm enerji çocuğun olabildiğince sağlıklı olabilmesi üzerine harcanmaktadır. Bu çocuklar anne karnında olması gerekenden daha az süre kaldığı için, ayrıca kaldıkları süre zarfında da sorunlar yaşadıkları için bir çok problemle beraber doğmaktadırlar. Özellikle akciğer problemleri bu çocuklarda sık görülür. Akciğerler normal solunuma adapte olabilmek için gerekli mekanizmaları gebeliğin 34. haftasından sonra geliştirirler. O yüzden bu haftadan önce doğan çocukların solunum sistemi sıkıntıları olacaktır. Hem anne karnındaki gelişimin geri kalması hemde solunum sistemindeki sıkıntının yansıması olarak kandaki oksijen miktarının yetersiz olması kalple ilgili problemleri tetikleyecektir. Anne karnında iken açık bulunan kalp damarlarında ki delikler kapanamayacaktır. Bu çocukların kan hücreleri de yeterince gelişemediğinden kanamaya eğilimli olacaklardır. Anne karnında iken zor dönem geçiren bu çocuklar için hayat daha başlangıçtan itibaren zor olmaya devam edecektir. Ancak doğru zamanda yapılan doğru müdahaleler ile bu çocukların biraz gecikmelide olsa yaşıtları ile aynı seviyeye gelmemeleri için hiçbir neden bulunmamaktadır.

Bu yazı toplamda 2760, bugün ise 2 kez görüntülenmiş


Yorumunuz