‘Bulaşıcı Hastalıklar’ kategorisi için arşiv

Batı Nil Virüsü

09.09.2010

Son günlerin herkesi paniğe sevk eden konusu; Batı Nil Virüsü. Sitemizde sizlere bu virüsü tanıtabilmek, bu virüs hakkında dikkatli olmanız gerekenler konusunda sizleri uyarmak amacı ile yeni bir konu açıyoruz. Hem virüs ile ilgili yetkili makamların yapmış oldukları açıklamaları sizlere ulaştıracağız hem de ulusal ve uluslar arası medya ve sağlık kuruluşlarının konu ile ilgili görüşlerini sizlere ileteceğiz. Umarız tüm bu bilgiler sizlere yardımcı olacaktır.

BATI NİL VİRÜSÜ NEDİR?

İlk kez 1937 yılında Uganda’nın Batı Nil bölgesinde bir insandan izole edilen bir virüs. 45-50 mm büyüklüğündeki bu virüs Flaviviridae familyasının Flavivirus cinsine ait. Bu virüsün ana rezervuar (taşıyıcısı) kuşlar. Bu kuşlardan kan emen özellikle sivrisinek ve keneler bu virüsü alarak insana ve diğer bazı memelilere taşıyor.

(more…)

Bu yazı toplamda 884, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

ARPACIK

28.02.2009

arpacikArpacık toplumda sık karşılaşılan ve hemen hemen herkesin hayatında en az bir kez karşılaştığı sorunlardan biridir. Nadiren cerrahi girişimler gerektirmekle birlikte, çoğunlukla antibiyotik uygulamasıyla ve diğer basit yöntemlerle iyileştirilebilmektedir.

Arpacık, etkilediği gözkapağı bezlerine göre ikiye ayrılır. Gözkapağının dışında, kirpiklere bağlı yağ bezleri vardır. Bunlar, gözün yüzeyini koruyan yağı (sebum) salgılarlar. Bazen salgı bezi kanalı tıkanır ve içerde kalan bakteriler “dış” arpacığa neden olurlar. Gözkapağının içinde ise “meibom bezleri” denen bir dizi bez daha vardır. Bunlar da yağ bezleridir, ancak kirpiklerle bağlantılı değillerdir, gözkapağının arka yüzüne açılırlar. Burada oluşan bir tıkanıklık ve enfeksiyon da “iç” arpacığa neden olur. (more…)

Bu yazı toplamda 1489, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

SOĞUK ALGINLIĞI

27.01.2009

Vücudumuz birçok miroorganizma ile başedebilme yetisiyle donatılmıştır yeter ki biz ona ihtiyacı olan desteği verelim. Günlük hayatın ağır temposu bazen bu desteği vermemize engel olmaktadır. İşte tam da bu sırada karşılaşılan bir enfeksiyon ajanı kolaylıkla enfeksiyona neden olabilmektedir. Özellikle günümüzde toplu halde bulunulan ortamların artması bu ajanlara maruz kalınabilme ihtimalini arttırmaktadır. Kreşler, okullar, işyerleri, sinema ve tiyatro salonları bu tür enfeksiyonların yayılmasında etken yerlerdir.

Kişilerde birden başlayan halsizlik, kırgınlık, burun akıntısı şikayeti mevcuttur. Bu şikayetlerin kişinin günlük hayatına etkisi bireyler arasında değişkenlik göstermektedir. Kimisi günlük hayatına sorunsuz bir şekilde devam ederken kimisinde şikayetler çok ağır seyreder. Esasında virüslerden kaynaklanan bir rahatsızlık olan soğuk algınlığında kırgınlık ve halsizlik en önemli sorunlardır. (more…)

Bu yazı toplamda 2329, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

CİNSEL TEMASLA BULAŞAN HASTALIKLAR

03.12.2008

Cinsel temasla bulaşan hastalıklar önceleri sayı ve çeşit bakımından çok fazla önem arzetmez iken günümüzde cinsel deneyime başlama yaşının giderek düşmesi ve birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye girme gibi faktörlere de bağlı olarak gündemi oluşturmaya başlamıştır. Gonore, bel soğukluğu, şankroid, hepatit b, hepatit c ve HİV gibi hastalıklar bu gruptadır. Bu hastalık tablolarının çoğunda kadınlarda şikayetler belirgin değildir. Bu da hastalığın eşler arasında yayılmasını kolaylaştırır. Uzun vadede kısırlık, dış gebelik, kanser gelişimi, düşük, bebekte enfeksiyon ve ölüme kadar varabilecek sorunlara yol açabilir. (more…)

Bu yazı toplamda 1676, bugün ise 5 kez görüntülenmiş

ATEŞ

26.11.2008

İnsan vücudu içinde bulunduğu çevreden bağımsız olarak kendi ısısını belli bir seviyede tutmaya çalışır. Bu durum ancak beyin ve çevre dokularda bulunan ısı kontrol merkezlerinin düzgün ve koordineli çalışması sayesinde mümkün olabilmektedir. Bu sistemler birbirleri ile devamlı iletişim içinde bulunarak yeri geldiğinde vücudun ısısını arttırarak yeri geldiğinde ısı kaybına yol açarak vücut ısısını normal değerler arasında tutar. (more…)

Bu yazı toplamda 1491, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

21.09.2008

Bulunduğumuz coğrafyada yüzyıllardır varlığını sürdüren ancak özellikle son bir kaç yıldır popülaritesi artan bir hastalık Kırım Kongo Kanamalı Ateşi. Medyanın son bir kaç yıldır salgın dönemlerinde konuyu gündeme taşıması ile hastalık konusunda toplumun bilgi ve bilinç düzeyi artmaya başlamıştır. Bizim burdaki amacımız ise konu hakkında ki bilgileri bir araya toplayarak daha hızlı ulaşılmasını sağlamaktır.

Hastalık etkeni olan Nairovirüs kenelerle yabani hayvanlar, çiftlik hayvanları ve insanlar arasında taşınmaktadır.

Hastalığın ortaya çıkmasında ki en büyük etken doğal dengenin bozulmasıdır. Hastalığın ilk görüldüğü yerde de sebep doğal dengede ki değişimdir. İnsanlara ve tarıma daha önce kapatılan yerlere tekrar giriş olması ile hastalık başgöstermiştir. Ülkemizde görülmekte olan kene türü kurak ve yarı kurak bozkır iklimini sevmekte, özellikle vadilerle çevrili dağlık alanların yamaçları, yaban hayvanlarınnın daha sık dolaştığı alanlar olması nedni ile keneler açısından sevilen bölgelerdir. Virüs hayvanlarda herhangi bir hastalığa yol açmamaktadır. İnsandan insana geçiş ise hastan kişinin kanı ile kontrolsüz temas sonucu olmaktadır.

Risk altındaki kişiler tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veterinerler, sağlık çalışanları, kasaplar, mezbaha çalışanları, kamp ve piknik yapanlar ile askerlerdir.

Ne yazık ki günümüzde etkin bir tedavi protokolü bulunmamaktadır. Şimdilik hatalığa karşı yapabildiğimiz en önemli şey korunma önlemlerinin arttırılmasıdır.

  • Kenelerin yaşama alanı olan bölgelerde vücudu tamamen öretecek kıyafetler giyilmesi
  • Dış elbiselere kene öldürücü ilaçların kullanılması
  • Kene ile temas olmuş ise; eğer bir sağlık kurumuna hemen ulaşabilecek durumda iseniz bu kuruma başvurmanız gerekmetedir. Ancak böyle bir imkanınız yok ise kene bir cımbız ya da pens yardımı ile sağa sola oynatılarak bir çivinin sökülmesi gibi çıkartılmalıdır.

Her durum altında en kısa zamanda bir sağlık kurumuna başvurulmalı ve kenenin çıkarıldığı yerin temizliği sağlanılmalıdır.

Vücuda tutanan her kene Kırım Kongo Kanamalı Ateşi etkeni olacak diye bir kural yoktur. Hastalığın belirtileri on gün içinde kendini belli eder. Ani başlayan ateş, baş ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma, travma olmamasına rağmen vücutta kanama alanlarının görülmesi en sık karşılaşılan şikayetlerdir.

Konu ile ilgili sunuma ulaşmak için tıklayınız.

KKKA

Bu yazı toplamda 502, bugün ise 1 kez görüntülenmiş