‘Bulaşıcı Hastalıklar’ kategorisi için arÅŸiv

ARPACIK

28.02.2009

arpacikArpacık toplumda sık karşılaşılan ve hemen hemen herkesin hayatında en az bir kez karşılaştığı sorunlardan biridir. Nadiren cerrahi girişimler gerektirmekle birlikte, çoğunlukla antibiyotik uygulamasıyla ve diğer basit yöntemlerle iyileştirilebilmektedir.

Arpacık, etkilediÄŸi gözkapağı bezlerine göre ikiye ayrılır. Gözkapağının dışında, kirpiklere baÄŸlı yaÄŸ bezleri vardır. Bunlar, gözün yüzeyini koruyan yağı (sebum) salgılarlar. Bazen salgı bezi kanalı tıkanır ve içerde kalan bakteriler “dış” arpacığa neden olurlar. Gözkapağının içinde ise “meibom bezleri” denen bir dizi bez daha vardır. Bunlar da yaÄŸ bezleridir, ancak kirpiklerle baÄŸlantılı deÄŸillerdir, gözkapağının arka yüzüne açılırlar. Burada oluÅŸan bir tıkanıklık ve enfeksiyon da “iç” arpacığa neden olur. (daha fazla…)

Bu yazı toplamda 606, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

SOÄžUK ALGINLIÄžI

27.01.2009

Vücudumuz birçok miroorganizma ile başedebilme yetisiyle donatılmıştır yeter ki biz ona ihtiyacı olan desteği verelim. Günlük hayatın ağır temposu bazen bu desteği vermemize engel olmaktadır. İşte tam da bu sırada karşılaşılan bir enfeksiyon ajanı kolaylıkla enfeksiyona neden olabilmektedir. Özellikle günümüzde toplu halde bulunulan ortamların artması bu ajanlara maruz kalınabilme ihtimalini arttırmaktadır. Kreşler, okullar, işyerleri, sinema ve tiyatro salonları bu tür enfeksiyonların yayılmasında etken yerlerdir.

KiÅŸilerde birden baÅŸlayan halsizlik, kırgınlık, burun akıntısı ÅŸikayeti mevcuttur. Bu ÅŸikayetlerin kiÅŸinin günlük hayatına etkisi bireyler arasında deÄŸiÅŸkenlik göstermektedir. Kimisi günlük hayatına sorunsuz bir ÅŸekilde devam ederken kimisinde ÅŸikayetler çok ağır seyreder. Esasında virüslerden kaynaklanan bir rahatsızlık olan soÄŸuk algınlığında kırgınlık ve halsizlik en önemli sorunlardır. (daha fazla…)

Bu yazı toplamda 739, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

CİNSEL TEMASLA BULAŞAN HASTALIKLAR

03.12.2008

Cinsel temasla bulaÅŸan hastalıklar önceleri sayı ve çeÅŸit bakımından çok fazla önem arzetmez iken günümüzde cinsel deneyime baÅŸlama yaşının giderek düşmesi ve birden fazla kiÅŸiyle cinsel iliÅŸkiye girme gibi faktörlere de baÄŸlı olarak gündemi oluÅŸturmaya baÅŸlamıştır. Gonore, bel soÄŸukluÄŸu, ÅŸankroid, hepatit b, hepatit c ve HİV gibi hastalıklar bu gruptadır. Bu hastalık tablolarının çoÄŸunda kadınlarda ÅŸikayetler belirgin deÄŸildir. Bu da hastalığın eÅŸler arasında yayılmasını kolaylaÅŸtırır. Uzun vadede kısırlık, dış gebelik, kanser geliÅŸimi, düşük, bebekte enfeksiyon ve ölüme kadar varabilecek sorunlara yol açabilir. (daha fazla…)

Bu yazı toplamda 645, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

ATEÅž

26.11.2008

İnsan vücudu içinde bulunduÄŸu çevreden bağımsız olarak kendi ısısını belli bir seviyede tutmaya çalışır. Bu durum ancak beyin ve çevre dokularda bulunan ısı kontrol merkezlerinin düzgün ve koordineli çalışması sayesinde mümkün olabilmektedir. Bu sistemler birbirleri ile devamlı iletiÅŸim içinde bulunarak yeri geldiÄŸinde vücudun ısısını arttırarak yeri geldiÄŸinde ısı kaybına yol açarak vücut ısısını normal deÄŸerler arasında tutar. (daha fazla…)

Bu yazı toplamda 499, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

21.09.2008

Bulunduğumuz coğrafyada yüzyıllardır varlığını sürdüren ancak özellikle son bir kaç yıldır popülaritesi artan bir hastalık Kırım Kongo Kanamalı Ateşi. Medyanın son bir kaç yıldır salgın dönemlerinde konuyu gündeme taşıması ile hastalık konusunda toplumun bilgi ve bilinç düzeyi artmaya başlamıştır. Bizim burdaki amacımız ise konu hakkında ki bilgileri bir araya toplayarak daha hızlı ulaşılmasını sağlamaktır.

Hastalık etkeni olan Nairovirüs kenelerle yabani hayvanlar, çiftlik hayvanları ve insanlar arasında taşınmaktadır.

Hastalığın ortaya çıkmasında ki en büyük etken doğal dengenin bozulmasıdır. Hastalığın ilk görüldüğü yerde de sebep doğal dengede ki değişimdir. İnsanlara ve tarıma daha önce kapatılan yerlere tekrar giriş olması ile hastalık başgöstermiştir. Ülkemizde görülmekte olan kene türü kurak ve yarı kurak bozkır iklimini sevmekte, özellikle vadilerle çevrili dağlık alanların yamaçları, yaban hayvanlarınnın daha sık dolaştığı alanlar olması nedni ile keneler açısından sevilen bölgelerdir. Virüs hayvanlarda herhangi bir hastalığa yol açmamaktadır. İnsandan insana geçiş ise hastan kişinin kanı ile kontrolsüz temas sonucu olmaktadır.

Risk altındaki kişiler tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veterinerler, sağlık çalışanları, kasaplar, mezbaha çalışanları, kamp ve piknik yapanlar ile askerlerdir.

Ne yazık ki günümüzde etkin bir tedavi protokolü bulunmamaktadır. Şimdilik hatalığa karşı yapabildiğimiz en önemli şey korunma önlemlerinin arttırılmasıdır.

  • Kenelerin yaÅŸama alanı olan bölgelerde vücudu tamamen öretecek kıyafetler giyilmesi
  • Dış elbiselere kene öldürücü ilaçların kullanılması
  • Kene ile temas olmuÅŸ ise; eÄŸer bir saÄŸlık kurumuna hemen ulaÅŸabilecek durumda iseniz bu kuruma baÅŸvurmanız gerekmetedir. Ancak böyle bir imkanınız yok ise kene bir cımbız ya da pens yardımı ile saÄŸa sola oynatılarak bir çivinin sökülmesi gibi çıkartılmalıdır.

Her durum altında en kısa zamanda bir sağlık kurumuna başvurulmalı ve kenenin çıkarıldığı yerin temizliği sağlanılmalıdır.

Vücuda tutanan her kene Kırım Kongo Kanamalı Ateşi etkeni olacak diye bir kural yoktur. Hastalığın belirtileri on gün içinde kendini belli eder. Ani başlayan ateş, baş ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma, travma olmamasına rağmen vücutta kanama alanlarının görülmesi en sık karşılaşılan şikayetlerdir.

Konu ile ilgili sunuma ulaşmak için tıklayınız.

KKKA

Bu yazı toplamda 124, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

KUŞ GRİBİ

21.09.2008

Son yıllarda gündeme damgasını vuran hastalıklardan biride tavuk vebası olarak da bilinen kuş gribidir. Avian influenza denen bir tür virüs tarafından oluşturulan hastalıköncelikle kanatlı hayvanları etkileyen çok bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Özelliklede evcil kanatlı hayvanları etkilemekle birlikte bütün kanatlılarda, domuzlarda da görülebilir. Bu hayvanlar aracılığıyla insanlara, atlara ve balina ve fok balığı gibi deniz memelerine bulaşabilir. Göçmen kuşlar hatalık etkenini kendileri hastalanmaksızın taşırlar.

Etkenin insanlara bulaşması için etkilenmiş hayvanlar ile yoğun bir temas gereklidir. İnsandan insana bulaşma şu ana kadar bildirilmemiştir. Bulaşma;

  • Hasta veya hastalıktan dolayı ölmüş hayvanla temasla,
  • Enfekte hayvanın gözyaşı, burun – boÄŸaz akıntısı veya dışkısı ile temasla,
  • Enfekte materyalle kirlenmiÅŸ yüzeye temasla söz konusudur.

Hasta kanatlı hayvanların eti ve yumurtaları ile bulaşma olduğuna dair bir kanıt bugüne kadar bulunamamıştır.

Etkene maruz kalan kiÅŸilerde 2 – 4 gün içinde ateÅŸ, boÄŸaz aÄŸrısı, kuru öksürük, solunum güçlüğü gibi grip belirtilerinin yanı sıra karın aÄŸrısı ve isal de görülmektedir.

Bu yazı toplamda 243, bugün ise 3 kez görüntülenmiş