‘Kalp Damar Hastalıkları’ kategorisi için arşiv

AORT DİSEKSİYONU

06.11.2008

Şiddetli bıçak saplanır tarzda göğüs ağrısı, kol ve bacaklar arasında tansiyon değerleri arasında ki farklılık veya uzuvlardan birisinde tansiyon veya nabızın alınamadığı bir hastalıktır. Eğer boyutu göğüs bölgesinde 7cm, karın bölgesinde 5cm, bacak bölgesinde 3 cm’ den büyük çapa sahipse cerrahi yapılması gerekir. Aortun duvarındaki bir yırtıktan yüksek basınçlı kanın ilerlemesi ve damar içinde ikinci bir yol yapması ile karakterizedir. Kimi zaman normal yoldan çıkan kan ikinci bir yırtıktan tekrar damarın içine girerek bir tünel oluşturur. Damar içinde ki kanın basıncını ve kanın vücutta ki dağılımını etkileyeceğinden aort yetmezliğine, beyin, kalp ve böbreklere giden kanın azalmasına bağlı olarak bu organların işlevlerinde bozulmaya yol açar. Damar duvarının kendi hastalıkları buna en sık sebep olan faktör olmakla beraber zaten yüksek basınç altında ki damarda hipertansiyon en güçlü risk faktörüdür. Hastalarda ani olarak başlayan ve çok şiddetli olan göğüs ağrısı vardır. Ağrı en sık iki omuz arasındaki bölgededir. Bilgisayarlı tomografi, MR görüntüleme ve anjiografi ile tanı konulur.

Bu yazı toplamda 1808, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

AORT ANEVRİZMASI

06.11.2008

Kalbe akciğerlerden gelen kan aort isimli vücudun en büyük damarıyla bütün organlara iletilir. Bu işlevi yerine getirebilmek için kalp bütün bücüyle kasılır. Dolayısıyla aortun yapısıda bu basınçla başedebilecek şekilde donatılmıştır. Damar sertliği, bel soğukluğu, aortun iltihabı, genetik hastalıklar (Marfan Sendromu) gibi hastalıklarda aortun yapısında anormallikler mevcuttur. Bu anormalliğin tabii sonucu olarak da maruz kaldığı bu yüksek basıncında etkisiyle damar duvarının yapısı değişir. Bölgesel olarak aort duvarında genişleme görülür. Bu kişide hipertansiyona, emboli atmasına, yırtılmasına dolayısıyla da karın içi yoğun kanamaya, çevre yapılara basıyave diğer organlara birleşmesine neden olabilir. Anevrizmanın tanısı anjiografi ile konulur. Göğüs bölgesinde 7cm, karın bölgesinde 5cm, bacak bölgesinde 3 cm’ den büyük çapa sahipse cerrahi yapılması gerekir.

Bu yazı toplamda 1568, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

MİYOKARD İNFARKTÜSÜ

06.11.2008

Bilinen adıyla kalp krizi önceki yazımızda bahsettiğimiz aterosklerotik oluşumların kalp damarlarında oluşmasına ve kalbi besleyen damarlardan kalbe yeterince oksijen gitmesini engellemesine bağlı olarak oluşur. Normal şartlarda işlevini sürdüren kalbe aşırı bir yüklenme olduğunda kalbin beslenmesini sağlayan damarlar yetersiz olacağından kalp gerektiğince kasılamayacaktır. Bu kişide göğüs ağrısı olarak hissedilecektir. Eğer bu tıkanıklık belli bir derecenin altında ise, eğer o damarın beslendiği bölgeyi azda olsa kanlandıracak kadar kan akımına izin veriyorsa kişide göğüs ağrısı atakları olarak tekrarlamaya devam edecektir. (more…)

Bu yazı toplamda 1676, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

ATEROSKLEROZ

05.11.2008

Ateroskleroz kelime anlamıyla damar sertliği demektir. Aslında tamda denmek istediği gibi damar duvarında yağların birikerek damarın elastik yapısını bozar ve damar normalden daha sert bir hal alır. Yağların depolanması sonucu oluşan reaksiyonlar sonucunda damar duvarında ki düz kas hücreleri de çoğalmaya başlar ve bu damarın daha da sert bir hale gelmesine neden olur. Ateroskleroza en sık meyil oluşturan faktörlerin başında sigara, hipertansiyon, obezite, dislipidemi, diabet, ileri yaş, erkek cinsiyet, aile öyküsü ve genetik yatkınlık gelir. Bunlardan ilk beşi değiştirilebilen risk faktörleri denilen gruptur. Diğer bir değişle bu gruptaki riskler kontrol edilebilir ve tersine çevrilebilir.

Bu yazı toplamda 556, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

YENİ TEŞHİS EDİLMİŞ HİPERTANSİYONA YAKLAŞIM

05.11.2008

Hipertansiyonun daha önce de anlattığımız üzere en sık baş ağrısına yol açmaktadır. Eğer diğer organlarda bir soruna yol açmamışsa başka bir bulgu vermeyecektir. Genellikle başka sebeplerle doktora başvurulduğunda rutin muayene esnasında tansiyonun ölçülmesi vesilesi ile tanı konulur. Erişkin yaşta hastaların %95 gibi yüksek bir oranında tansiyonun sebebi genellikle bulunamazken 30 yaşından küçük olanlarda, spesifik olarak belli bir hastalığa ait klinik bulguları olan hastalarda, tedaviye yanıtsız hastalarda ve hızlı gelişen hipertansiyonda allta yatan sebep mutlaka araştırılmalıdır.

Bu yazı toplamda 820, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

KALP YETMEZLİĞİ

05.11.2008

En basit tabiri ile kalp yetmezliği kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı hedef dokulara ulaştıramamasıdır. Bu bazen kalbin içindeki kanın hacminin azalması nedeni ile bazen de kalbin yeterince güçlü olmamasından kaynaklanır. Kalp görevini aksatmaya başladığı ilk zamanlarda kişide belirgin bir şikayet olmaz. Çünkü gerek kalp gerekse vücut başka mekanizmaları devreye sokarak ilk dönemi sorunsuz atlatmaya çalışır. Eğer kalbi zorlayan etkenler ortadan kalkmışsa kişi sorunsuz olarak hayatına devam eder. Ancak eğer zorlayıcı etken devam ediyorsa kalp yetmezliği gelişir. Ayrıca bahsi geçen diğer mekanizmalar etkisini devam ettirirken kalp ritim anormallikleri, enfeksiyonlar, kansızlık, tiroid krizi, aşırı tuz alımı, kimi ilaçlar ve kalp krizi gibi durumların araya girmesi ile kalp yetmezliği hızla ortaya çıkabilir. (more…)

Bu yazı toplamda 1537, bugün ise 1 kez görüntülenmiş