01.2009 tarihindeki arÅŸiv

SOÄžUK ALGINLIÄžI

27.01.2009

Vücudumuz birçok miroorganizma ile başedebilme yetisiyle donatılmıştır yeter ki biz ona ihtiyacı olan desteği verelim. Günlük hayatın ağır temposu bazen bu desteği vermemize engel olmaktadır. İşte tam da bu sırada karşılaşılan bir enfeksiyon ajanı kolaylıkla enfeksiyona neden olabilmektedir. Özellikle günümüzde toplu halde bulunulan ortamların artması bu ajanlara maruz kalınabilme ihtimalini arttırmaktadır. Kreşler, okullar, işyerleri, sinema ve tiyatro salonları bu tür enfeksiyonların yayılmasında etken yerlerdir.

KiÅŸilerde birden baÅŸlayan halsizlik, kırgınlık, burun akıntısı ÅŸikayeti mevcuttur. Bu ÅŸikayetlerin kiÅŸinin günlük hayatına etkisi bireyler arasında deÄŸiÅŸkenlik göstermektedir. Kimisi günlük hayatına sorunsuz bir ÅŸekilde devam ederken kimisinde ÅŸikayetler çok ağır seyreder. Esasında virüslerden kaynaklanan bir rahatsızlık olan soÄŸuk algınlığında kırgınlık ve halsizlik en önemli sorunlardır. (more…)

Bu yazı toplamda 1297, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

PaylaÅŸ:
  • Print
  • email
  • Facebook
  • Live
  • Google Bookmarks
  • De.lirio.us
  • HealthRanker
  • Technorati
  • YahooMyWeb
  • del.icio.us
  • Internetmedia
  • Digg

KUSMA

25.01.2009

Kusma mide içeriğinin alışılagelmişin aksi yönünde ağızdan dışarı atılmasıdır. Hayatımızın birçok döneminde karşılaştığımız bu durumda önemli olan kusmanın nasıl olduğu, kusmuğun rengi, içeriği ve miktarıdır. Örneğin fışkırır tarzda kusma daha çok kafa travmalarında karşılaşılan ve kafa içi basıncının yükseldiğini gösteren bir durumdur. Bunun dışında özellikle yeni doğan çocuklarrda reflüye bağlı gıdavi kusmalar çocuğun genel durumunu bozmadığı sürece normal kabul edilen bir durumdur. Beslenme sırasında çocuğun daha dik pozisyonda tutulması, miktar olarak daha az beslenmesi, beslenme sonrası hemen yatırılmaması en başta gelen önlemlerdir. Okul çağı çocuklarında sık görülen bir diğer tablo ise balgam içerikli kusmadır. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonunun olduğu dönemde geniz akıntısı nedeniyle çocukların balgamlarını yutarlar. Balgam mide için uyarıcı bır maddedir ve çocuğu sık sık kusturur. Kusmuğun renginin sarı yeşil renkli olması ise biraz daha ciddi bir tabloya işaret eder. daha çok cerrahi yaklaşım gerektiren durumlarda olan bu tabloda çocuk beslenmemesine rağmen kusmaya devam etmektedir. Apandisit, barsak düğümlenmesi veya yapışıklıkları gibi tablolar bu şikayete yol açabilir.

Bu yazı toplamda 475, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

PaylaÅŸ:
  • Print
  • email
  • Facebook
  • Live
  • Google Bookmarks
  • De.lirio.us
  • HealthRanker
  • Technorati
  • YahooMyWeb
  • del.icio.us
  • Internetmedia
  • Digg

APANDİSİT

25.01.2009

Toplumda en çok bilinen hastalıklardan biri olan apandisit karnında ağrısı olan herkesin kendi başına gelmesinden korktuğu bir hastalık olarak popülaritesini korumaktadır. Apandisit, appendiks denilen ince barsak ile kalın barsağın birleştiği bölgeye yakın bir yerleşim gösteren, genellikle karnın sağ alt kısmında bulunana bir barsak parçasıdır.

Appandiks denen bu organ diÄŸer barsak kısımlarına göre biraz daha küçük ve kör sonlanan bir organdır. Bu yüzden barsakla birleÅŸen kısmında tıkanıklığa yol açacak her durum apandisit için bir risktir. Bu açıklığın tıkandığı durumlarda appendiks önce ödemlenir ve ÅŸiÅŸer. EÄŸer tıkanıklık kendiliÄŸinden açılır ise sorun ortadan kalkar. Ancak tıkanıklığın devam etmesi durumunda ise ÅŸikayetler artar. KiÅŸi bir saÄŸlık kurumuna baÅŸvurmada geç kalır veya tanı geç konulur ise appendiksin yırtılması durumu söz konusudur. (more…)

Bu yazı toplamda 593, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

PaylaÅŸ:
  • Print
  • email
  • Facebook
  • Live
  • Google Bookmarks
  • De.lirio.us
  • HealthRanker
  • Technorati
  • YahooMyWeb
  • del.icio.us
  • Internetmedia
  • Digg

İNTRAUTERİN GELİŞME GERİLİĞİ

11.01.2009

Günümüzde her ne kadar ülkemizin her yerinde eÅŸit olmasada bir çok kesiminde gebelik takibi çok sıkı bir ÅŸekilde yapılmaktadır. Bu sebepten bir çok hastalığa daha anne karnında tanı koyabilmek mümkün hale gelmiÅŸtir. Bu hastalıklardan sık gürülenlerinden biride anne karnında geliÅŸme geriliÄŸi olmasıdır. YenidoÄŸanın doÄŸum ağırlığı kendi yaşıtlarına göre belirlenen standartların altındadır. Buna yol açan sebepler çeÅŸitli olmakla birlikte ilerlemiÅŸ anne yaşı, annenin ilaç bağımlısı olması, çoÄŸul gebelik, preeklempsi-eklempsi, kromozom anomalileri, annede hipertansiyon veya baÅŸka bir kronik hastalık olması, (more…)

Bu yazı toplamda 287, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

PaylaÅŸ:
  • Print
  • email
  • Facebook
  • Live
  • Google Bookmarks
  • De.lirio.us
  • HealthRanker
  • Technorati
  • YahooMyWeb
  • del.icio.us
  • Internetmedia
  • Digg

PREMATÜRİTE

06.01.2009

Prematürite gebelik süresinin son adet tarihine göre 32 haftanın altında kalmasıdır. Hem aile hem de çocuk için ciddi sorun ve riskler taşıyan bir durumdur. Gebelik esnasında anne karnındaki bebeÄŸin besin ve oksijen ihtiyacının teminini engelleyen durumlar, çoÄŸul gebelikler, kan hastalıkları, plasenta ile ilgili problemler, annenin gebelik öncesinde veya sonrasında sahip olduÄŸu kalp ve böbreÄŸi etkileyen kronik hastalıklar, gebelik esnasında geçirilen enfeksiyonlar, uyuÅŸturucu madde kullanımı, sık doÄŸum yapma, zarların erken açılması ve gebelikte kullanılan kimi ilaçlar bebeÄŸin beklenen zamandan önce doÄŸmasına neden olur. (more…)

Bu yazı toplamda 776, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

PaylaÅŸ:
  • Print
  • email
  • Facebook
  • Live
  • Google Bookmarks
  • De.lirio.us
  • HealthRanker
  • Technorati
  • YahooMyWeb
  • del.icio.us
  • Internetmedia
  • Digg

ATİPİK FASİYAL NEVRALJİ

06.01.2009

Atipik fasiyal ağrı en sık rastlanan yüz ağrılarından biridir. Sıklıkla genç ve orta yaşlı kadınlarda görülür. Yüzün tek tarafında görülen bir ağrı olup, çene hareketleri ve ısı değişiklikleri ile şiddetti değişmez. Ağrı kesiciler tedavisinde etkili değildir. Kişiler ilgili bölgede zaman zaman ani ve şiddetli ataklar olan ve sürekli hissettikleri künt bir ağrıdan şikayet ederler. Yüz kemikleri, dişler ve çene kemikleri ile yüz kaslarında bölgesel olarak hissedilir.

 AÄŸrıyan alana anestezi enjekte edilirse geçici bir iyileÅŸme görülür ancak bu hastalığın tedavisi açısından hiçbir önem taşımaz. Atipik fasiyal aÄŸrıda, aÄŸrının psikojenik olduÄŸuna ikna olmak gerekir. (more…)

Bu yazı toplamda 803, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

PaylaÅŸ:
  • Print
  • email
  • Facebook
  • Live
  • Google Bookmarks
  • De.lirio.us
  • HealthRanker
  • Technorati
  • YahooMyWeb
  • del.icio.us
  • Internetmedia
  • Digg