‘Jinekolojik Hastalıklar’ kategorisi için arÅŸiv

PRENATAL TANI

25.02.2009

Prenatal dönem kelime anlamı olarak gebeliÄŸin baÅŸladığı andan doÄŸumun gerçekleÅŸtiÄŸi ana kadar olan dönemi kapsar. Bu dönem bebek oluÅŸum ve geliÅŸiminin gerçekleÅŸtiÄŸi zaman dilimidir. Annenin bu dönemde kullandığı ilaçlar, yaptığı hareketler, içinde bulunduÄŸu her tür durum bebeÄŸi direk olarak etkileyecektir. Bahsi geçen çevresel faktörlerden bağımsız olarak birde genetik faktörler vardır. Çevresel faktörler kontrol edilebildiÄŸi halde genetik faktörler çoÄŸu zaman kontrol edilemezler hatta sonuçları ortaya çıkıncaya kadar farkedilmezler. Söz konusu olan anne karnında ki canlı olunca bu sonuçları görmek ancak doÄŸum sonrasında mümkün olabilmektedir. Ancak son yıllarda teknolojinin hzılı bir ÅŸekilde ilerlemesi, buna paralel olarak tıp bilimi ile teknolojinin bir arada deÄŸerlendirilmesi bu ortaya çıkan sonuçların bir kısmını veya ön habercilerini doÄŸumdan önce görmemizi saÄŸlamaktadırlar. (more…)

Bu yazı toplamda 544, bugün ise 7 kez görüntülenmiş

ÜRİNER İNKONTİNANS

06.12.2008

Üriner inkontinans sosyal ve hijyenik sorun yaratan ve objektif olarak gösterilebilen istemsiz idrar kaçırılmasıdır. Hastalar tarafından ifadesi çok da kolay olmayan bir sorundur. Eğer şikayetler karın bölgesinde ki basınç artışı nedeniyle oluyorsa stres inkontinans, idrar torbasının istemsiz kasılmalarına bağlı oluyorsa urge inkontinans olarak adlandırılır. Bu şikayet diabeti olanlarda, damarsal hastalıkları olanlarda, kronik akciğer ve nörolojik hastalıkları olanalarda görülür. Kimi ilaçlarda benzer şikayetlere yol açabilir. Bu hastalarda fizik muayene ve rutin tam idrar tetkikini takiben mesanede kalan idrar miktarının ölçümü ve ürodinamik çalışmlar yapılır. Ürodinamik çalışmalarda hastanın mesanesine kateter takılır ve mesane serum fizyolojik ile doldurulur. Mesane doldurulurken ve doldurulduktan sonra da öksürme, hapşırma, çömelme gibi karın içi basıncı artıran uygulamaların ardından idrar yolları ve mesanedeki basınç kontrol edilir. Eğer basınç artışını takiben idrar kaçırma tespit edilir ise hastaya stres inkontinansı tanısı konulur. Tedavi de esas cerrahi olarak düzeltilmesidir.

Bu yazı toplamda 1810, bugün ise 9 kez görüntülenmiş

RAHİM DUVARI KALINLAŞMASI

06.12.2008

Rahim duvarı salgı yapan bezler ve duvar bütünlüğünü oluÅŸturan baÄŸ dokudan oluÅŸmaktadır. Bu iki yapının birden miktar olarak artması sonucunda rahim duvar kalınlaÅŸması meydana gelir. Çok büyük kısmı progesteron tarafından karşılanmamış aşırı östrojen maruziyeti nedeniyle olur. Bu durumun da en sık sebebi yumurta atılımının olmadığı adet dönemleridir. (more…)

Bu yazı toplamda 23606, bugün ise 66 kez görüntülenmiş

RAHİM AĞZI KANSERİ

06.12.2008

Sıklıkla 52 yaÅŸ civarı görülen önlenebilir olarak kabul edilen bir kanser türüdür. Hastalar genelde 45-55 yaÅŸ arası, çok doÄŸum yapmış, erken yaÅŸta evlenmiÅŸ ve ilk doÄŸumunu erken yaÅŸta yapmış bayanlardır. Sosyoekonomik olarak geri kalmış bölgelerde yaÅŸayanlarda, sigara içenlerde daha sık görülür. DoÄŸum kontrol haplarının rahim aÄŸzı kanseri riskini arttırdığı kabul edilsede bu daha çok cinsel deneyime erken yaÅŸta baÅŸlama, birden fazla kiÅŸi ile iliÅŸkiye girme, cinsel yolla bulaÅŸan hastalıklara mazur kalınması gibi etkenlere baÄŸlı olduÄŸu düşünülür. (more…)

Bu yazı toplamda 3696, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

MİYOM

06.12.2008

Otuz beÅŸ yaÅŸ üzerinde her 4-5 kadından birinde görülen miyomlar bu yaÅŸ grubu kadınların kadın doÄŸum polikliniklerine en sık baÅŸvuru nedenidir. Miyomlar kadınlarda karın içi cerrahilerin ve rahim alınmasının en sık sebebidir. Tek olarak görülebildiÄŸi gibi sıklıkla birden fazladır. Çok büyük kısmı herhangi bir bulgu vermez. Åžikayet yaratanlarda ise en sık kanama görülür. Kanama daha çok uzamış ve fazla miktarda adet kanaması olarak görülür. Ayrıca kronik alt karın bölgesinde aÄŸrıda sık görülen bir ÅŸikayettir. (more…)

Bu yazı toplamda 858, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

DOĞUM KONTROL HAPLARI KANSER İLİŞKİSİ

02.12.2008

Yaygın kullanım alanı nedeniyle doğum kontrol hapları hakkında çok fazla araştırma yapılmaktadır. Bunlardan kanserle ilişkisi sık sık gündeme gelmektedir. Bugüne kadar yapılan araştırmaların sonucunda oniki aylık doğum kontrol hapı kullanımını takiben 15 yıl iinde rahim kanseri gelişme riski %50 azalmaktadır. Yumurtalık kanseri riski kullanım süresiyle orantılı olarak %40 oranında azalır. Buna rağmen 12 aylık kullanımı takiben rahim ağzı kanseri, karaciğerde adenom riskinde artma gözlenmektedir. İki yıllık kullanım ardından meme hastalıklarına karşı koruyucu iken 45 yaş öncesi uzun süre bu hapları kullananlarda hafif bir risk artışı gözlenmektedir.

Bu yazı toplamda 251, bugün ise 2 kez görüntülenmiş