‘Onkololojik Hastalıklar’ kategorisi için arÅŸiv

(Türkçe) AKCİĞER KANSERİ

17.08.2009

(more…)

Bu yazı toplamda 717, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

ATEÅž

26.11.2008

İnsan vücudu içinde bulunduÄŸu çevreden bağımsız olarak kendi ısısını belli bir seviyede tutmaya çalışır. Bu durum ancak beyin ve çevre dokularda bulunan ısı kontrol merkezlerinin düzgün ve koordineli çalışması sayesinde mümkün olabilmektedir. Bu sistemler birbirleri ile devamlı iletiÅŸim içinde bulunarak yeri geldiÄŸinde vücudun ısısını arttırarak yeri geldiÄŸinde ısı kaybına yol açarak vücut ısısını normal deÄŸerler arasında tutar. (more…)

Bu yazı toplamda 496, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

TÜMÖR LİZİS SENDROMU

15.10.2008

Daha önceki yazımızda da bahsettiğimiz gibi tümör hücreleri aslında bizim kendi hücrelerimiz ile aynı yapıdadır. Sadece kontrolsüz çoğalmaktadır. Tedavi sırasında bu hücrelerin yıkımı sonucu tıpkı normal hücre ölümlerinden sonra olduğu gibi bazı maddeler oluşmaktadır. Ama normalden farklı olarak tümör dokusunun miktarının fazlalığıyla doğru orantılı olarak ortaya çıkan maddelerin miktarıda fazladır. Bu maddeler zamanla böbreğin kapasitesini aşarlar ve kanda üre, potasyum ve fosfor gibi maddeler birikir. Bu özellikle kanser hastalarında en sık görülen acil durumlardan biridir. Hasta da artan bu maddelere bağlı olarak akut böbrek yetmezliği gelişebilir. Kalsiyum eksikliğine bağlı olarak kasılmalar, potasyum yüksekliğine bağlı olarak kas ve sinir şikayetleri, kalp ritim problemleri, EKG değişiklikleri, solunum durması görülebilir.

Bu yazı toplamda 455, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

TÜMÖR

14.10.2008

Bu yazımızda hepimizin hayatında sıkça duymuÅŸ olduÄŸu kanser, tümör, ur gibi farklı isimlerle anılmakla beraber esasında aynı olan bir kavramın, bir hastalıklar zincirinin genel olarak sebebplerine deÄŸineceÄŸiz. Tümör kavramı çok geniÅŸ bir kavramdır. En basit haliyle normal vücut hücresinin kontrolsüz olarak çoÄŸalması ve büyümesidir. Tümörlerde tedaviyi zorlaÅŸtıran en büyük etkende budur. Tümör hücreleri kiÅŸinin normal hücreleri ile neredeyse aynı yapıdadır. (more…)

Bu yazı toplamda 1921, bugün ise 8 kez görüntülenmiş

KRONİK MYELOSİTER LÖSEMİ

30.09.2008

Sıklıkla 45-50 yaş arası bayanlarda görülen lösemi türü olup günümüzde bilinen tek sebebi radyasyona maruziyettir. Hastalığa ait en klasik bulgu Philedelphia kromozomudur (9.ve 22. kromozomlar arasında değişim olması). Bu hastalarda halsizlik, erken doyma, karında dolgunluk hissi en sık görülen bulgulardır. Kanama ve kanın damar içinde pıhtılaşarak tıkanıklığa yol açması görülebilir. Mide ve barsak ülserleri hastalığa eşlik edebilir. Dalak büyümesi sık görülürken diğer organların büyümesi daha nadirdir. Hastalık üç şekilde devam eder. Ya kronik olarak seyreder, ya hızlanarak durumu kötüleştirir ya da akut lösemiye dönüşür. Tedavide tüm evrelerde kemoterapi uygulanır.

Bu yazı toplamda 434, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

KRONİK LENFOSİTER LÖSEMİ

30.09.2008

Genellikle ileri yaş popülasyonda karşımıza çıkan bir lösemi türüdür. Genel olarak hastaların bir şikayeti yoktur. Başka nedenlerle doktora başvuran kişilerde yapılan rutin kan tetkikleri sırasında beyaz kan hücrelerinin yüksek olması ile karşımıza çıkar. Eğer hastada bir şikayet olacaksa ilk şikayet genelde tüm vücutta yaygın bezelerdir. Dalakta büyüme, kansızlık ve kanamalarda şikayet konusu olabilir. Kadınlarda daha sık görülür. Sebep olara virüsler ya da radyasyon gösterilememiştir. Erken evre hastalar sadece takip edilirken ileri evre hastalarda kemoterapi ilk tercihtir.

Bu yazı toplamda 567, bugün ise 1 kez görüntülenmiş