(Türkçe) İLK YARDIM
26.09.2009Désolé, cet article est seulement disponible en Türkçe.
Bu yazı toplamda 532, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Désolé, cet article est seulement disponible en Türkçe.
Bu yazı toplamda 532, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
->
Désolé, cet article est seulement disponible en Türkçe.
Bu yazı toplamda 322, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
->
Désolé, cet article est seulement disponible en Türkçe.
Bu yazı toplamda 357, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Üriner inkontinans sosyal ve hijyenik sorun yaratan ve objektif olarak gösterilebilen istemsiz idrar kaçırılmasıdır. Hastalar tarafından ifadesi çok da kolay olmayan bir sorundur. Eğer şikayetler karın bölgesinde ki basınç artışı nedeniyle oluyorsa stres inkontinans, idrar torbasının istemsiz kasılmalarına bağlı oluyorsa urge inkontinans olarak adlandırılır. Bu şikayet diabeti olanlarda, damarsal hastalıkları olanlarda, kronik akciğer ve nörolojik hastalıkları olanalarda görülür. Kimi ilaçlarda benzer şikayetlere yol açabilir. Bu hastalarda fizik muayene ve rutin tam idrar tetkikini takiben mesanede kalan idrar miktarının ölçümü ve ürodinamik çalışmlar yapılır. Ürodinamik çalışmalarda hastanın mesanesine kateter takılır ve mesane serum fizyolojik ile doldurulur. Mesane doldurulurken ve doldurulduktan sonra da öksürme, hapşırma, çömelme gibi karın içi basıncı artıran uygulamaların ardından idrar yolları ve mesanedeki basınç kontrol edilir. Eğer basınç artışını takiben idrar kaçırma tespit edilir ise hastaya stres inkontinansı tanısı konulur. Tedavi de esas cerrahi olarak düzeltilmesidir.
Bu yazı toplamda 3790, bugün ise 15 kez görüntülenmiş
Yirminci gebelik haftasından önce ya da anne karnında ki bebek (fetüs) 500 gramın altında iken gebeliÄŸin sonlanmasına düşük denir. Klinikte tanı konulan gebeliklerin %15’i kendiliÄŸinden düşükle sonlanırken, tüm gebelikleri göz önüne aldığımızda bu oran %50’lere çıkmaktadır. Art arda üç düşük yapılması ise tekrarlayan düşük olarak adlandırılmaktadır. (Lire la suite…)
Bu yazı toplamda 606, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
Gün geçtikçe yaÅŸlanan ve yorulan dünyamızda giderek artan bir problem; Diabetes mellitus ya da diabet ya da daha çok bilinen adıyla ÅŸeker hastalığı. Kanda ki ÅŸeker seviyesinin belirlenen sınırların üstünde seyretmesi ile karakterize bir hastalıktır. Vücudumuzda ÅŸekerin dengelenmesinde görevli hormonlardan insülin metabolizmasındaki bir bozukluktan kaynaklandığı bildirilmiÅŸtir. Ana problem ya pankreastan salınan insülin miktarında azalma ya da salınan insüline hedef organların gösterdiÄŸi dirençtir. Bir insan ömrü yeterince uzun olur ise mutlaka ÅŸeker hastalığına yakalanır, çünkü geçen yıllarla birlikte pankreasta yorulma, yıpranma olacaktır. Bu da salınan insülin miktarında azalmaya yol açacaktır. (Lire la suite…)
Bu yazı toplamda 1252, bugün ise 2 kez görüntülenmiş