‘böbrek’ etiketinin bulunduÄŸu yazilar

ORGAN VE DOKU NAKLİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ

10.12.2008

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç:

Madde 1: Bu Yönetmeliğin amacı, tedavisi doku veya organ nakli ile mümkün olan hastaların hayatiyetini sürdürmek için nakilleri gerçekleştirecek organ ve doku nakli merkezlerinin, organ ve doku kaynağı merkezlerinin ve doku tipleme ünitelerinin açılması, çalışması ve denetimi ile bunların bağlı olduğu kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşların uymak zorunda oldukları usul ve esasları düzenlemek, organ ve doku nakli hizmetlerinin yürütülmesinde uyulması gereken

esasları belirlemektir. (daha fazla…)

Bu yazı toplamda 250, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

ORGAN NAKLİ KANUNU

10.12.2008

Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun (Resmi Gazete, 3 Haziran 1979, Sayı 16655).

Madde 11: Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulanmak suretiyle, biri kardiyolog, biri nörolog, biri nöroşirürjiyen ve biri de anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır.

Madde 12: Alıcının müdavi hekimi ile organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklini gerçekleştirecek olan hekimlerin, ölüm halini saptayacak olan hekimler kurulunda yer almaları yasaktır.

Madde 13: 11. maddeye göre ölüm halini saptayan hekimlerin ölüm tarihini, saatini ve ölüm halinin nasıl saptandığını gösteren ve imzalarını taşıyan bir tutanak düzenleyip, organ ve dokunun alındığı saÄŸlık kurumuna vermek zorundadırlar. Bu tutanak ve ekleri ilgili saÄŸlık kurumunda on yıl süre ile saklanır. (daha fazla…)

Bu yazı toplamda 259, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

ORGAN BAÄžIÅžI

10.12.2008

Onsekiz yaşını doldurmuÅŸ ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir. Bağışlanmış olan organın uygunluÄŸu vericinin ölümünden sonra görevliler tarafından araÅŸtırılır. Günümüz de tıpta ki tüm yeniliklere raÄŸmen ne yazık ki tedavisi tam olarak yapılamayan hastalıklar vardır. Bu gruptaki hastalıkların bir kısmının tedaviside sadece organ ve doku nakli ile mümkündür. Bu hastalıklar tüm dünyanın olduÄŸu gibi, ülkemizin de en önemli saÄŸlık sorunlarının başında yer almaktadır. Türkiye’de, organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Özellikle kalp ve karaciÄŸer nakli bekleyen hastalar, ne yazık ki uygun organ bulunamaması nedeniyle hayatlarını kısa süre içinde kaybetmektedirler. Nakil yapılabilen organ ve dokular; böbrek, karaciÄŸer, kalp, akciÄŸer, pankreas ve ince bağırsak, kalp kapağı, kornea, kemik iliÄŸi ve deridir. (daha fazla…)

Bu yazı toplamda 1181, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

TANSİYON NASIL ÖLÇÜLÜR

29.11.2008

Kan basıncı en doÄŸru olarak doÄŸrudan atar damar içine konulmuÅŸ bir iÄŸne veya kateter ile ölçülür. Günlük hayatta pek kullanılmayan bu yöntemin yerine sfigmomanometre ile dolaylı olarak ölçülür. Sfigmomanometre kumaÅŸ ile kaplı lastik bir manÅŸon, bir adet ÅŸiÅŸirici pompa ve bir manometreden oluÅŸur. Manometreler civalı, aneroid veya elektronik olabilir. ideal olanı manÅŸonun çapının kiÅŸinin kolunun çapından %20 daha geniÅŸ olmasıdır. Dar manÅŸonla yapılan ölçümler hatalı olarak yüksek bulunurken bol bir manÅŸon ile yapılan ölçümler ise düşük bulunacaktır. (daha fazla…)

Bu yazı toplamda 795, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

YENİ TEŞHİS EDİLMİŞ HİPERTANSİYONA YAKLAŞIM

05.11.2008

Hipertansiyonun daha önce de anlattığımız üzere en sık baş ağrısına yol açmaktadır. Eğer diğer organlarda bir soruna yol açmamışsa başka bir bulgu vermeyecektir. Genellikle başka sebeplerle doktora başvurulduğunda rutin muayene esnasında tansiyonun ölçülmesi vesilesi ile tanı konulur. Erişkin yaşta hastaların %95 gibi yüksek bir oranında tansiyonun sebebi genellikle bulunamazken 30 yaşından küçük olanlarda, spesifik olarak belli bir hastalığa ait klinik bulguları olan hastalarda, tedaviye yanıtsız hastalarda ve hızlı gelişen hipertansiyonda allta yatan sebep mutlaka araştırılmalıdır.

Bu yazı toplamda 293, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

TÜMÖR

14.10.2008

Bu yazımızda hepimizin hayatında sıkça duymuÅŸ olduÄŸu kanser, tümör, ur gibi farklı isimlerle anılmakla beraber esasında aynı olan bir kavramın, bir hastalıklar zincirinin genel olarak sebebplerine deÄŸineceÄŸiz. Tümör kavramı çok geniÅŸ bir kavramdır. En basit haliyle normal vücut hücresinin kontrolsüz olarak çoÄŸalması ve büyümesidir. Tümörlerde tedaviyi zorlaÅŸtıran en büyük etkende budur. Tümör hücreleri kiÅŸinin normal hücreleri ile neredeyse aynı yapıdadır. (daha fazla…)

Bu yazı toplamda 3928, bugün ise 4 kez görüntülenmiş