‘karın agrısı’ etiketinin bulunduğu yazilar

KUŞ GRİBİ

21.09.2008

Son yıllarda gündeme damgasını vuran hastalıklardan biride tavuk vebası olarak da bilinen kuş gribidir. Avian influenza denen bir tür virüs tarafından oluşturulan hastalıköncelikle kanatlı hayvanları etkileyen çok bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Özelliklede evcil kanatlı hayvanları etkilemekle birlikte bütün kanatlılarda, domuzlarda da görülebilir. Bu hayvanlar aracılığıyla insanlara, atlara ve balina ve fok balığı gibi deniz memelerine bulaşabilir. Göçmen kuşlar hatalık etkenini kendileri hastalanmaksızın taşırlar.

Etkenin insanlara bulaşması için etkilenmiş hayvanlar ile yoğun bir temas gereklidir. İnsandan insana bulaşma şu ana kadar bildirilmemiştir. Bulaşma;

  • Hasta veya hastalıktan dolayı ölmüş hayvanla temasla,
  • Enfekte hayvanın gözyaşı, burun – boğaz akıntısı veya dışkısı ile temasla,
  • Enfekte materyalle kirlenmiş yüzeye temasla söz konusudur.

Hasta kanatlı hayvanların eti ve yumurtaları ile bulaşma olduğuna dair bir kanıt bugüne kadar bulunamamıştır.

Etkene maruz kalan kişilerde 2 – 4 gün içinde ateş, boğaz ağrısı, kuru öksürük, solunum güçlüğü gibi grip belirtilerinin yanı sıra karın ağrısı ve isal de görülmektedir.

Bu yazı toplamda 1423, bugün ise 5 kez görüntülenmiş

ANKSİYETE

19.09.2008

Sıkıntı, bunaltı, endişe, kaygı, dilimizde anksiyete karşılığı olarak kullanılan kelimelerdir. Hastalar bu durumu “kötü bir şey olacakmış hissi”, “hoş olmayan bir endişe hali” ya da “nedensiz bir korku” şeklinde ifade ederler. Psikiyatrik açıdan anksiyete, somatik belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku hali diye tanımlanabilir. Kişi huzursuzdur, kötü bir şey olacağından endişe etmektedir, ancak bu durumu açıklayacak nesnel bir tehlike ya da tehdit kaynağı gösterememektedir.

Anksiyete, korkuya benzer bir duygu olmakla birlikte, anksiyeteyi ortaya çıkaran uyaran korkudaki kadar net değildir. Korku, güvenliği tehdit eden ya da etmesi muhtemel bir tehlike karşısında yaşanan bir tepkidir. Günlük yaşamda korku ile anksiyeteyi ayırmak kolay değildir. (more…)

Bu yazı toplamda 1742, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

PANİK BOZUKLUĞU VE AGORAFOBİ

19.09.2008

Somatik belirtilerin de eşlik ettiği yoğun korku ya da rahatsızlık dönemlerine panik atak denmektedir. Ataklar sırasında şiddetli bir ölüm, kontrolünü kaybetme ve çıldırma korkusu vardır. Anksiyetenin psişik belirtileri denilen bu belirtilerin yanında, baş dönmesi, bayılacakmış gibi olma, boğuluyormuş hissi, nefes darlığı ya da soluğun kesilmesi, çarpıntı, göğüste sıkıntı ya da ağrı, bulantı ya da karın ağrısı, terleme, titreme uyuşma ve karıncalanma gibi fiziksel belirtilerin bir kısmı da panik atağa eşlik eder. Ölümün kalp ya da solunum yetmezliğinden olacağına inanan hastalar, çarpıntı ve göğüs ağrısı gibi anksiyetenin fiziksel belirtilerini yaklaşan ölümün delilleri olarak algılarlar. (more…)

Bu yazı toplamda 744, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

ÖZGÜL FOBİ

19.09.2008

Özgül fobi, açıkça görülen nesne ve durumlardan belirgin, sürekli ve anlamsız korku duyma halidir. Korku odağı bir nesne ya da durumun bir yönünden zarar görme şeklinde olabileceği gibi (Örn; kaza geçirme korkusu ile uçağa binememe ya da araç kullanamama, ısırılma tehlikesi ile köpeklerden korkma vs.), korkulan nesne ile karşılaşınca ortaya çıkabilecek kontrolünü kaybetme, paniğe girme, bayılma gibi sonuçlardan kaygı duyma tarzında da kendisini gösterebilir (Örn; yüksek yerlere çıkınca baş dönmesi olabileceğinden, kapalı yerlerde kontrolünü kaybedeceğinden korkma vs.). (more…)

Bu yazı toplamda 535, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

SOSYAL FOBİ

19.09.2008

Tanım ve Klinik

Başkaları tarafından zayıf, kaçık ve sıkıntılı olmakla yargılanma korkusu nedeniyle, toplumsal etkinliklerde bulunmaktan sürekli kaçınma ya da bu tür ortamlara ancak aşırı sıkıntı duyarak katlanabilme halidir. Kişi korkusunun aşırı ve anlamsız olduğunu bilmesine karşın toplumsal bir eylemde bulunacağı hemen her zaman sıkıntı yaşar ve bu sıkıntı panik atak şiddetine kadar ulaşabilir. Sosyal fobisi olan hastalar toplum önünde konuşma, yazma, yeme, içme, ortak tuvaletleri kullanma gibi çeşitli faaliyetlerden kaçınırlar, ellerinin ve seslerinin titrediğinin fark edileceği endişesiyle toplumdan uzak dururlar. (more…)

Bu yazı toplamda 637, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

19.09.2008

Tanım ve Klinik

İstenmeden, yineleyici şekilde zihne gelen ve rahatsızlık verici düşünce, dürtü ya da düşlemlere obsesyon denmektedir. Obsesyonların oluşturduğu anksiyeteyi azaltmak amacıyla yapılan yineleyici davranış ya da zihinsel eylemlere ise kompulsiyon adı verilmektedir. Obsesif-kompulsif bozukluğun başlıca özelliği, zamanın boşa harcanmasına neden olacak derecede ağır olan ya da belirgin düzeyde sıkıntı oluşturan ve işlevselliği bozan obsesyon ve kompulsiyonların olmasıdır. (more…)

Bu yazı toplamda 796, bugün ise 0 kez görüntülenmiş