‘kusma’ etiketinin bulunduğu yazilar

BULANTI KUSMA

07.12.2008

Bulantı ve kusma birbirinden farklı kavramlar olmasına rağmen sıklıkla beraber görülürler. Öğürmek ise bu iki kavramın arasında kalan bir durumu tariflemektedir.

Kısa sürede meydana gelen kusmalarda besin zehirlenmesi, ilaçlar ve kafa travmalarını öncelikle düşündürürken daha uzun sürede meydana gelen kusmalarda sindirim sisteminde ki tıkanıklıklar, metabolik problemler, beyin tümörü ve psikolojik rahatsızlıklar daha önceliklidir. (more…)

Bu yazı toplamda 1881, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

GEBELİK TANISI

30.11.2008

Pratik hayatta insanları gebelik şüphesiyle doktora en çok götüren sebep korunmasız bir cinsel ilişkinin ardından adet gününün gecikmesidir. Sağlıklı bir kişide adet döneminin süresi 21 ile 35 gün arasındadır. Bu süreninde ötesinde bir gecikmede ilk akla gelmesi gereken durum gebeliktir. Adet gecikmesinden başka bulantı kusma da ortalama 6. gebelik haftasından sonra başlar. Özellikle sabahları daha fazladır. Bu durum 6 – 12 hafta kadar devam edebilir. Kişide halsizlik bir başka göze çarpan bulgudur. Ayrıca büyüyen rahimin mesaneye bası yapması nedeniyle sık idrara çıkma gözlenir. Gebelik dönemi boyunca adet görülmez. Memelerde dolgunluk, şişkinlik, deri renginde koyulaşma, beyaz çizgilenmelerin olması diğer göze çarpan bulgulardır. (more…)

Bu yazı toplamda 1059, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

TANSİYON NASIL ÖLÇÜLÜR

29.11.2008

Kan basıncı en doğru olarak doğrudan atar damar içine konulmuş bir iğne veya kateter ile ölçülür. Günlük hayatta pek kullanılmayan bu yöntemin yerine sfigmomanometre ile dolaylı olarak ölçülür. Sfigmomanometre kumaş ile kaplı lastik bir manşon, bir adet şişirici pompa ve bir manometreden oluşur. Manometreler civalı, aneroid veya elektronik olabilir. ideal olanı manşonun çapının kişinin kolunun çapından %20 daha geniş olmasıdır. Dar manşonla yapılan ölçümler hatalı olarak yüksek bulunurken bol bir manşon ile yapılan ölçümler ise düşük bulunacaktır. (more…)

Bu yazı toplamda 2174, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

BARSAK MALROTASYONU VE VOLVULUS

16.11.2008

Barsaklar anne karnında ki gelişim sürecinde belli evrelerden geçerek erişkin hayatta ki yerine ve şekline gelir. Bu sürecin herhangi bir aşamasında meydana gelen bir problem süreci durdurabilir ve barsaklar normal yerine yerleşemez veya normal de belli açılarda dönerek oluşturdukları şekli oluşturamazlar. (more…)

Bu yazı toplamda 1786, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

MİDE FITIĞI VE REFLÜ

14.11.2008

Bugüne kadar yapılan çalışmalar yemek borusu ile mide arasında daha önceden kabul edilenin aksine mekanik bir bağ olmadığını göstermiştir. Bu yapıların çalışma mekanizmaları şimdilik besinlerin tek yönlü akımını sağlayan tek yol olarak bilinmektedir. Buna karşın yemek borusunun mide ile birleştiği bölgesinin daha geniş olması ve burayı çevreleyen diafram kaslarının daha zayıf olması ayrıca göğüs kafesi içindeki negatif basınç ile karın içindeki pozitif basınç besinlerin tersi yönde akmasına neden olacak en önemli faktörlerdir. Burada olan problem midenin bir bölümünün yukarda bahsettiğimiz faktörlerin etkisi altında karın içinden göğüs kafesine doğru kaymasıdır. (more…)

Bu yazı toplamda 1392, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

MİYOKARD İNFARKTÜSÜ

06.11.2008

Bilinen adıyla kalp krizi önceki yazımızda bahsettiğimiz aterosklerotik oluşumların kalp damarlarında oluşmasına ve kalbi besleyen damarlardan kalbe yeterince oksijen gitmesini engellemesine bağlı olarak oluşur. Normal şartlarda işlevini sürdüren kalbe aşırı bir yüklenme olduğunda kalbin beslenmesini sağlayan damarlar yetersiz olacağından kalp gerektiğince kasılamayacaktır. Bu kişide göğüs ağrısı olarak hissedilecektir. Eğer bu tıkanıklık belli bir derecenin altında ise, eğer o damarın beslendiği bölgeyi azda olsa kanlandıracak kadar kan akımına izin veriyorsa kişide göğüs ağrısı atakları olarak tekrarlamaya devam edecektir. (more…)

Bu yazı toplamda 1684, bugün ise 2 kez görüntülenmiş