‘nefes darlığı’ etiketinin bulunduğu yazilar

PERNİSYÖZ ANEMİ

23.09.2008

Anemi türlerinden bahsederken değindiğimiz B12 vitaminin eksikliğine bağlı olan aneminin bir alt türü özel olarak değinilmeyi haketmektedir. B12 eksikliğinin yetişkinlerdeki en sık sebebidir. Daha çok 30 yaşın üstündeki kişilerde görülür. Hastalığın en önemli nedeni vücudun kendi mide hücrelerini yabancıymış gibi tanıyıp kendi kendisine saldırmasıdır. Bu mide hücrelerinin zarar görmesine yol açar. Sonuçta B12 vitaminin emilimi azalır ve buna bağlı bulgular görülmeye başlar. En başta görülen şikayetler anemiye bağlı halsizlik, çabuk yorulma, kimi durumlarda çarpıntı; B12 sinir sisteminde de kullanıldığı için aşırı sinirlilik, pozisyon hissinde kayıp, depresyon, halüsinasyon, kol ve bacaklarda uyuşma, tat, koku ve görme duyularında bozukluklar, paranoya, mani, panik; dilde büyüme, ağrı, kızarıklık ve bazı durumlarda hafif dereceli sarılık olabilir. (more…)

Bu yazı toplamda 3940, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

KRONİK HASTALIK ANEMİSİ

23.09.2008

Hastanelerde yatan hastalarda karşımıza çıkan aneminin en sık sebebidir. Anemi genellikle orta derecelidir. Hipertansiyon, diabet, astım, kalp rahatsızlıkları, kalp yetmezlikleri gibi hastalıklar hariç bütün kronik hastalıklarda görülebilir. Hastalıkta en önemli sebep vücut savunma sisteminde depolanan demirin tekrardan vücuda salınamaması iken diğer sebepler hastalığa bağlı olarak kan hücrelerinin parçalanması ve vücutta serbest halde bulunan demirin kan hücrelerine alınamaması olarak sayılabilir. Kronik hastalık anemisine en çok yol açan hastalıkların başında kronik karaciğer hastalıkları ve kronik böbrek yetmezliği gelir. Hastalığın ktedavisinde en önemli adım altta yatan hastalığın tedavisidir. Hastalara demir ilaçlarının verilmesi durumu düzeltmediği gibi bazı olgularda ek başka şikayetlere de yol açmaktadır.

Bu yazı toplamda 1909, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

ASTIM

20.09.2008

Göğüs hastalıkları polikliniklerine en sık başvuru sebepleri arasında yer alan astım hastalığı, hava yollarında geri dönüşümlü olan daralma ve hava yollarının artmış duyarlılığı ile karakterize bir solunum hastalığıdır. Hastalığa bütün yaş gruplarında rastlanabilirken, ilk belirtilere genelde çocukluk yaşlarında rastlanır. Dış ortamda bulunan alerjenler, sigara dumanı, egzersiz ve soğuk havaya maruz kalma gibi faktörler ile ortaya çıkmaktadır. Hastalık daha çok ataklar halinde seyretmektedir. Ataklar arasında hastaların herhangi bir problemi olmamaktadır. Atak sırasında ise nefes darlığı başta olmak üzere öksürük, hışıltılı solunum, güçlükle balgam çıkarma, göğüste sıkışıklık hissi gibi belirtileri vardır. Astım benzeri bulgular çocukluk çağında ilk defa görüldüğünde reaktif hava yolu olarak adlandırılır. Burada vücuda yabancı olan hava yolu ile alınan maddelere karşı vücudun göstermiş olduğu bir reaksiyondur. Bu hastalarda ilerleyen yıllarda tablo kendiliğinden tamamen ortadan kalkabilirken kimi hastalarda astım olarak devam eder. Astıma ait risk faktörleri ise genetik ve çevresel olarak iki ana gruba ayrılır. Genetik faktörlerin başında alerji gelirken, çevresel faktörler alerjenler, mesleki toz vb maddeler, sigara dumanı, hava kirliliği ve sık viral solunum üst solunum yolu enfeksiyonudur. Günlük hayatta en sık karşılaşılan faktör ise ev tozu akarlarıdır. Atakların şiddeti hafif bir öksürükten hastane yatışını gerektirecek kadar ciddi boyutta olabilir. Ataklar nadiren de olsa kendiliğinden geçebilirken, hasta çoğu zaman ilaçlar ile tedavi sonrasında rahatlar.

Bu yazı toplamda 534, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

ANKSİYETE

19.09.2008

Sıkıntı, bunaltı, endişe, kaygı, dilimizde anksiyete karşılığı olarak kullanılan kelimelerdir. Hastalar bu durumu “kötü bir şey olacakmış hissi”, “hoş olmayan bir endişe hali” ya da “nedensiz bir korku” şeklinde ifade ederler. Psikiyatrik açıdan anksiyete, somatik belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku hali diye tanımlanabilir. Kişi huzursuzdur, kötü bir şey olacağından endişe etmektedir, ancak bu durumu açıklayacak nesnel bir tehlike ya da tehdit kaynağı gösterememektedir.

Anksiyete, korkuya benzer bir duygu olmakla birlikte, anksiyeteyi ortaya çıkaran uyaran korkudaki kadar net değildir. Korku, güvenliği tehdit eden ya da etmesi muhtemel bir tehlike karşısında yaşanan bir tepkidir. Günlük yaşamda korku ile anksiyeteyi ayırmak kolay değildir. (more…)

Bu yazı toplamda 1742, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

PANİK BOZUKLUĞU VE AGORAFOBİ

19.09.2008

Somatik belirtilerin de eşlik ettiği yoğun korku ya da rahatsızlık dönemlerine panik atak denmektedir. Ataklar sırasında şiddetli bir ölüm, kontrolünü kaybetme ve çıldırma korkusu vardır. Anksiyetenin psişik belirtileri denilen bu belirtilerin yanında, baş dönmesi, bayılacakmış gibi olma, boğuluyormuş hissi, nefes darlığı ya da soluğun kesilmesi, çarpıntı, göğüste sıkıntı ya da ağrı, bulantı ya da karın ağrısı, terleme, titreme uyuşma ve karıncalanma gibi fiziksel belirtilerin bir kısmı da panik atağa eşlik eder. Ölümün kalp ya da solunum yetmezliğinden olacağına inanan hastalar, çarpıntı ve göğüs ağrısı gibi anksiyetenin fiziksel belirtilerini yaklaşan ölümün delilleri olarak algılarlar. (more…)

Bu yazı toplamda 744, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

ÖZGÜL FOBİ

19.09.2008

Özgül fobi, açıkça görülen nesne ve durumlardan belirgin, sürekli ve anlamsız korku duyma halidir. Korku odağı bir nesne ya da durumun bir yönünden zarar görme şeklinde olabileceği gibi (Örn; kaza geçirme korkusu ile uçağa binememe ya da araç kullanamama, ısırılma tehlikesi ile köpeklerden korkma vs.), korkulan nesne ile karşılaşınca ortaya çıkabilecek kontrolünü kaybetme, paniğe girme, bayılma gibi sonuçlardan kaygı duyma tarzında da kendisini gösterebilir (Örn; yüksek yerlere çıkınca baş dönmesi olabileceğinden, kapalı yerlerde kontrolünü kaybedeceğinden korkma vs.). (more…)

Bu yazı toplamda 535, bugün ise 0 kez görüntülenmiş