Posts Tagged ‘polimenore’

ADET DÜZENSİZLİĞİ

Sunday, September 21st, 2008

Herhangi bir rahatsızlığı olmayan sağlıklı bir bayanda adet dönemi 21 ila 35 gün arasındadır. Adet döneminin belirtilen sürelerden farklı olması, kanama miktarının fazla olması veya uzun sürmesi ya da iki kanama arasında lekelenme veya kanama olması genel olarak adet düzensizliği başlığı altında toplanmaktadır.

Normal bir şekilde sürmesi beklenen bu süreçte değişikliklere yol açan nedir bakacak olursak hormonal değişiklikleri ilk sırada görüyoruz. Bunu yumurtalıktaki kistler, rahim ve rahim ağzındaki polip adlı oluşumlar, çoğunlukla hormonal dengesizliğe bağlı olarak oluşan rahim içi tabakanın aşırı kalınlaşması ve rahim içi kanserler izler. Bunların dışında disfonksiyonel uterin kanama dediğimiz ve sebebi belirlenememiş bir grup da bulunmaktadır.

Adet döngüsü östrojen ve progesteron denen iki hormonun kontrolü altındadır. Döngünün ilk yarısında östrojen miktarı yüksek iken yumurtlama(ovulasyon) ile başlayan iki yarıda ise progesteron hakimdir. İlk devrede östrojen rahim içini gebelik için hazır hale getirir. Bu dönemde rahim duvarı kalınlaşır. Eğer ovulasyon gerçekleşir ise östrojen miktarı düşer, gebeliğin devamını sağlayacak olan progesteron hızla yükselir. Ancak eğer ovulasyon gerçekleşmez ise progesteron artmayacak ve östrojen miktarı yüksek kalmaya devam edecektir. Buda rahim iç duvarının kalınlaşmaya devam etmesine neden olacaktır. Bir süre sonra kalınlaşan duvar yavaş yavaş dökülmeye başlayacak ve bu kişide gecikmiş adet, ara kanama veya lekelenme olarak kendini gösterecektir.

Adet kanaması olmayan ya da gecikmesi olan cinsel olarak aktif bir bayanda akla ilk gelecek olgu gebeliktir. Ancak altı ay veya daha uzun süre adet göreme (amenore) söz konusu olduğunda gebelikte mevcut değilse ileri tetkiklerin yapılması gereklidir. Bu durum ani kilo kaybı, aşırı stres gibi durumların ardından gelişebileceği gibi kafa içini ilgilendiren kimi kanserlerinde belirtisi olabilir.

Ergenlik dönemine baktığımızda ise adet düzensizliği çoğu ergenlerin ilk yıllarında sık karşılaştıkları bir problemdir. Yaklaşık olarak 1- 1,5 yıl kadar süren bu dönemin çoğu zaman nedeni henüz tamamen olgunlaşamamış olan hormonal sistemdir. Ancak ilerleyen dönemlerde de benzer problemlerin devam etmesi halinde mutlaka hekime başvurulmalıdır.

Aynı şekilde menopoz döneminde de eski düzenini kaybeden hormonal denge yüzünden adet düzensizlikleri görülebilir.

Bu yazı toplamda 2339, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

DOĞUM KONTROL HAPLARI

Saturday, September 20th, 2008

Üreme çağındaki kadınların vücüdunda östrojen ve progesteron bir denge içinde seyrederler. Adet döngüsü östrojen ve progesteron denen iki hormonun kontrolü altındadır. Döngünün ilk yarısında östrojen miktarı yüksek iken yumurtlama(ovulasyon) ile başlayan iki yarıda ise progesteron hakimdir. İlk devrede östrojen rahim içini gebelik için hazır hale getirir. Bu dönemde rahim duvarı kalınlaşır. Eğer ovulasyon gerçekleşir ise östrojen miktarı düşer, gebeliğin devamını sağlayacak olan progesteron hızla yükselir. İşte tam da bu birbirini takip etme gebeliği mümkün kılar. Doğum kontrol hapları içerdikleri vücuttaki normal değerlerine göre yüksek miktardaki hormonlar ile yumurtlamayı engellerler. Aynı zamanda östrojen ve progesteronun salgılnamasını beyinde kontrol eden mekanizmaları da engellerler.

Doğum kontrol hapları ise bu hormonlar standart olarak bulunmaktadır. Yeni üretilen haplarda hormon miktarı iyice azaltılmıştır. Ülkemizde 21 adet formu bulunan bu hapların yurtdışında 28 tabletli formu da bulunmaktadır. 28 tabletli formun yararı kullanıcıyı 7 gün ara vermek zorunda bırakmaması ve bu yedi hapın demir içeriyor olması, böylece adet döngüzüne bağlı demir eksikliğini önlemesidir.

1960’lı yıllarda kullanılmaya başlanan doğum kontrol hapları günümüze geldikçe içeriğindeki östrojen miktarı azaltılmıştır. Bu hapşarın başarısını azaltmamakla birlikte güvenilirliğinide arttırmıştır. Ayrıca bu formların kullanılmasıyla mide bulantısı, baş ağrısı, kilo alma, ruh halinde değişiklikler gibi yan etkiler daha az görülmektedir.

Düzenli olarak kullanıldıklarında doğum kontrol hapları en yüksek koruyuculuk oranına sahip yöntemlerden biridir. Koruyuculuk ilk hapın alınması ile başlar ve ilaçların kullanılmasının kesilmesi ile doğurganlık geri döner.

Bu hapları kullanırken gebelik görülmesinde ki en büyük neden ilacın alınmasının unutulmasıdır. Bu durumlarda; eğer ilacın alınması sadece bir gün unutulduysa ertesi gün iki adet birden alınmalıdır ve diğer günler normal şekilde kullanmaya devam edilmelidir. Eğer ilaç iki gün üst üste unutulduysa ve kullanımın ilk iki haftakı döneminde bulunuluyorsa iki gün üst üste ikişer hap alınır ve bir hafta ek bir yöntem ile korunulur. Eğer ilacın son haftasında iki gün üst üste unutlmuşsa veya herhangi bir zamanda üç gün ve daha fazla unutulduysa öncelikle doktora danışılır ve gebelik olmaması durumunda yeni bir kutuya başlanır.

Bu yazı toplamda 1453, bugün ise 0 kez görüntülenmiş