Posts Tagged ‘siyah renk dışkı’

TALASEMİ

Wednesday, September 24th, 2008

Hemoglobinin yapısal anormalliklerinden sık görülen bir diğeri ise talasemilerdir. Klinik olarak çok farklı seyreden türleri vardır.

Talasemi taşıyıcılığı denilen türde kişilerin genelde şikayetleri olmaz. Bunlar teadüfen yapılan incelemeler sonrasında yakalanır ve genel durumları çok iyidir. Sadece genetik danışmanlık önerilir. Çünkü bu kişiler eğer akraba evliliği ya da aynı köy, mahalle gibi genetik olarak yakın ilişki içindeki biri ile evlenir ise çocuklarında talasemi görülme olasılığı artar.

Cooley anemisi denilen talasemi ağır seyrettiği türünde ise kişiler doğumda normaldir. (more…)

Bu yazı toplamda 2726, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

ORAK HÜCRELİ ANEMİ

Wednesday, September 24th, 2008

Hemoglobin kırmızı kan hücrelerinin yapısında bulunan ve kanın asıl oksijen taşıyan yapısıdır. Dolayısıyla yapısında ki, yapımında ki herhangi bir problemde kansızlık belirtileri ortaya çıkar. Dünyada en sık rastlanan hemoglobin anormalliği ise orak hücreli anemidir. hemoglobinin yapısında genetik bir anormallik vardır. Özellikle oksijen miktarının azaldığı durumlarda kırmızı kan hücreleri şekil değiştirip orak halini alır. Bu değişim normalde rahatlıkla geçebildiği damarlardan geçmelerini zorlaştırır ve kan hücrelerinin parçalanmasına neden olur. Hastaların genelde el ve ayaklarda ağrı şikayetleri olur. Bunlar buradaki damarların tıkanıklığına bağlıdır. İnfeksiyon, alkol, susuz kalma, soğuk, cerrahi işlemler bu durum provoke edebilir. Bir diğer başvuru şekli ise parvovirüs denen bir virüs nedeniyle kan hücre yapımının tamamen bozulmasıdır. Aplatik kriz denen bu tablo genellikle kişinin hayatında sadece bir kez olur, o da çocukluk çağında olur. Erişkinlerde pek rastlanmaz. Bu kişilere tanı koymak için hemoglobin elktroforezi yapılır. Tanı konulduktan sonra kişiye gerekli önlemler anlatılır. Bu hastalara kan verilmesi kontrendikedir. Genel durumu ve şikayetleri daha da kötüleştirir.

Bu yazı toplamda 2046, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

APLASTİK ANEMİ

Tuesday, September 23rd, 2008

Anemi türlerinden biride aplastik anemidir. Kanda kan hücrelerinin düşük olması ile karakterize bir hastalıktır. Yani yapılan tam kan sayımında lökositler, eritrositler ve trombositler belirlenen değerlerin altındadır. Her yaşta görülebilmesine rağmen en çok gençlerde karşımıza çıkmaktadır. Genellikle sebebi bilnemezken bulunabilen sebepler arasında en sık rastlananlar radyasyona maruz kalma, benzen maruziyeti, hepatit C, ilaçlar ve kimi genetik rahatsızlıklardır. Hastaların genelde ilk şikayetleri kanamadır. Daha sonra kansızlık şikayeti ile başvurur, tekrarlayan enfeksiyonlarla başvuru ise nadirdir. Gece terlemesi, kilo kaybı gibi şikayetlerin olmaması tümoral lezyonlardan ayırır. Yapılan kemik iliği biopsisi ile kesin tanı konulur. Kanama ve enfeksiyon en sık ölüme sebebiyet veren şikayetlerdir. Hastalığın tedavisinde ilk tercih kemik iliği naklidir. Ayrıca kimi yeni nesil ilaçlar da tedavi de kullanılmaktadır.

Bu yazı toplamda 2072, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

PERNİSYÖZ ANEMİ

Tuesday, September 23rd, 2008

Anemi türlerinden bahsederken değindiğimiz B12 vitaminin eksikliğine bağlı olan aneminin bir alt türü özel olarak değinilmeyi haketmektedir. B12 eksikliğinin yetişkinlerdeki en sık sebebidir. Daha çok 30 yaşın üstündeki kişilerde görülür. Hastalığın en önemli nedeni vücudun kendi mide hücrelerini yabancıymış gibi tanıyıp kendi kendisine saldırmasıdır. Bu mide hücrelerinin zarar görmesine yol açar. Sonuçta B12 vitaminin emilimi azalır ve buna bağlı bulgular görülmeye başlar. En başta görülen şikayetler anemiye bağlı halsizlik, çabuk yorulma, kimi durumlarda çarpıntı; B12 sinir sisteminde de kullanıldığı için aşırı sinirlilik, pozisyon hissinde kayıp, depresyon, halüsinasyon, kol ve bacaklarda uyuşma, tat, koku ve görme duyularında bozukluklar, paranoya, mani, panik; dilde büyüme, ağrı, kızarıklık ve bazı durumlarda hafif dereceli sarılık olabilir. (more…)

Bu yazı toplamda 5938, bugün ise 9 kez görüntülenmiş

KRONİK HASTALIK ANEMİSİ

Tuesday, September 23rd, 2008

Hastanelerde yatan hastalarda karşımıza çıkan aneminin en sık sebebidir. Anemi genellikle orta derecelidir. Hipertansiyon, diabet, astım, kalp rahatsızlıkları, kalp yetmezlikleri gibi hastalıklar hariç bütün kronik hastalıklarda görülebilir. Hastalıkta en önemli sebep vücut savunma sisteminde depolanan demirin tekrardan vücuda salınamaması iken diğer sebepler hastalığa bağlı olarak kan hücrelerinin parçalanması ve vücutta serbest halde bulunan demirin kan hücrelerine alınamaması olarak sayılabilir. Kronik hastalık anemisine en çok yol açan hastalıkların başında kronik karaciğer hastalıkları ve kronik böbrek yetmezliği gelir. Hastalığın ktedavisinde en önemli adım altta yatan hastalığın tedavisidir. Hastalara demir ilaçlarının verilmesi durumu düzeltmediği gibi bazı olgularda ek başka şikayetlere de yol açmaktadır.

Bu yazı toplamda 3415, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ

Thursday, September 18th, 2008

Tanım olarak düşük miktarda demire bağlı olarak kanın kırmızı hücrelerindeki azalmadır. Kansızlığın en sık görülen şekli budur. Demir, kanda oksijen taşıyan pigment olan hemoglobinin önemli bir parçasıdır. Demir eksikliğinin nedenleri :

  • Diyette az miktarda alınma,
  • Vücut tarafından az miktarda emilimi
  • Kronik kanamalar (ağır adet kanaması dahil)

Örneğin: burun kanamaları, hemoroid, mide yada barsak ülseri, polip, gastroenterial kanser gibi … Çocuklarda kurşun zehirlenmesi sonucunda da demir eksikliği anemisi görülür. Vücutta ve kemik iliğindeki demir depolarının harcanması sonucu kansızlık yavaş yavaş gelişir. Genellikle kadınlarda demir depoları daha azdır.

Yüksek risk grubu içerisinde doğurganlık çağında olan ve adet dönemi nedeniyle kan kaybı olan kadınlar, demir ihtiyacı artmış gebe veya emziren kadınlar, çocuklar ve diyetinde yeterli oranda demir bulunmayan kişiler bulunmaktadır. Kan kaybına bağlı risk faktörü arasında peptik ülser, barsak kanseri, rahim kanseri, uzun dönem aspirin kullanımı sayılmaktadır.

Demire bağlı aneminin kendine özel bulgular nelerdir ?

  • Yiyecek dışındaki şeylere istek. Örneğin: toprak, buz, kireç taşı, nişasta gibi…
  • Ağız kenarında ve tırnaklarda çatlaklar
  • Tırnaklarda biçimsizlik: kaşık biçimi almaları gibi…
  • Tahriş olmuş dil

Günlük demir gereksinimi ve kaybı ne kadardır?

Günlük demir gereksinimi 1-3 mgr. kadardır. Bunun % 5-10 duedenum ve proksimal ince barsaktan emilir. Günlük kayıp 1 mgr dır. Ter, dışkı, idrar, dökülen hücreler ile kaybedilir. Gereksinim bebeklik, hamilelik, ağır hastalık ve emzirme dönemlerinde artar.

Hangi besinler demir açısından zengindir?

Kırmızı et, karaciğer, balık, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalardır. Un, ekmek ve tahıllar demir ile zenginleştirilmiş olabilir.

Demir eksikliği anemisi düşünülen hastalarda yapılması gereken başlıca tetkikler neler olmalıdır?

Tam kan sayımı, serum demiri, serum demiri bağlama kapasitesi, transferin saturasyonu, serum ferritin düzeyi, dışkıda gizli kan ve periferik yaymadır. Tam kan sayımında düşük hemoglobin ve hematokrit değeri, kanda düşük ferritin düzeyi, kanda total bağlama kapasitesi ve kan kaybını değerlendirmek açısından dışkıda gizli kan görülebilir.

Tedavi olarak ne uygulanır?

Ağızdan demir tedavisinde kullanılan demir formları demirsülfat, demir glukanat ve demir fumorattır. Demir tedavisine başladıktan iki ay sonra hemoglobin düzeyi normale dönecektir, ancak çoğunlukla kemik iliğinde olan demir depolarını doldurmak amacı ile tedaviye 6-12 ay daha devam edilmelidir.

Damar içerisine veya kas içerisine uygulanabilecek demir ilaçları da ağızdan alıma dayanamayan hastalarda kullanılabilir. Tedavi ile birlikte kan sayımı iki ay içerisinde normale dönecektir.

İlaç kullanılırken dikkat edilecek noktalar nelerdir ?

En iyi demir emilimi aç karnına olmasına rağmen pek çok insan buna katlanamaz ve gıda ile almak ister. Süt ve sütlü mamüller demir emilimini engelleyeceğinden ilaç ile birlikte alınmamalıdır. C vitamini demir emilimini artırırken hemoglobin üretiminde de önemli yer tutar. Diyet ile alınacak miktar yeterli olmayacağından gebelik ve emzirme dönemi sırasında kadınların yeterli derecede demir almaları gerekir.

Bu yazı toplamda 1345, bugün ise 0 kez görüntülenmiş